Ağız ve diş sağlığı, genel vücut sağlığının ayrılmaz ve en önemli parçalarından biridir. Özellikle gelişim çağındaki bireylerde bu durum çok daha kritik bir önem taşır. Ebeveynlerin en çok endişe duyduğu sağlık sorunlarının başında gelen çocuklarda diş çürüğü, sadece ağız içini değil, çocuğun beslenmesini, uykusunu, konuşmasını ve hatta psikolojik gelişimini bile doğrudan etkileyen kapsamlı bir problemdir. Çocukluk döneminde kazanılacak doğru ağız hijyeni alışkanlıkları ve erken dönemde yapılacak müdahaleler, ömür boyu sürecek sağlıklı bir gülüşün temelini atar. Bu kapsamlı rehberde, çocuklarda diş çürüğü problemiyle ilgili merak edilen tüm soruların yanıtlarını, nedenlerini, belirtilerini ve uygulanabilecek modern tedavi yöntemlerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
Çocuklarda Diş Çürüğü Neden Olur?
Çocuklarda diş çürüğü, ağız içerisindeki bakterilerin tüketilen gıdalardaki şekerleri fermente ederek asit üretmesi ve bu asitlerin diş minesini yıkıma uğratması sonucunda meydana gelir. Çocukların diş minesi, yetişkinlere kıyasla daha ince ve organik madde bakımından daha zengin olduğu için çürümeye çok daha yatkındır. Bu problemin ortaya çıkmasında birçok farklı etken rol oynamaktadır.
Yetersiz Ağız Hijyeni
Ağız hijyeninin tam olarak sağlanamaması, çürük oluşumunun en temel nedenidir. Dişlerin günde en az iki kez fırçalanmaması, plak tabakasının diş yüzeyine tutunmasına ve zamanla çürüğe zemin hazırlamasına neden olur. Düzenli fırçalama alışkanlığı edinmeyen çocuklarda bakteriler hızla çoğalarak mine tabakasını zayıflatır.
Gece Beslenmesi ve Biberon Kullanımı
Özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde gece beslenmesi büyük bir risk faktörüdür. Anne sütü veya formül mama sonrası dişlerin temizlenmemesi, çürük oluşumu için çok önemli bir nedendir. Özellikle gece yatmadan önce verilen şekerli süt veya meyve suyu, dişlerin uzun süre şekerli sıvıyla temas etmesine neden olur. Bu durum, halk arasında biberon çürüğü olarak bilinen, üst ön dişlerden başlayarak hızla yayılan şiddetli çürük tablosuna yol açar.
Şekerli ve Yapışkan Gıdalar
Günümüz beslenme alışkanlıklarında sıklıkla yer alan abur cuburlar, diş sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Bisküvi, çikolata ve kuru meyve gibi yapışkan karbonhidratların sık tüketilmesi, bu gıdaların diş yüzeylerinden tükürük yoluyla kolayca temizlenememesine ve asit ataklarının uzamasına yol açar.
Çocuklarda Diş Çürüğü Başlangıcı Nasıl Anlaşılır?
Çocuklarda diş çürüğü, aniden ortaya çıkan bir durum değildir; aksine yavaş yavaş ilerleyen ve çeşitli evrelerden geçen bir süreçtir. Ebeveynlerin çocuklarının dişlerini düzenli olarak kontrol etmesi, problemin erken safhada yakalanmasını sağlar. Erken dönemde tespit edilen çürükler, çok daha kolay ve ağrısız bir şekilde tedavi edilebilir. Çocuklarda diş çürüğü başlangıcını ve ilerleyişini gösteren bazı temel belirtiler şunlardır:
- Beyaz Lekeler: Diş yüzeyinde oluşan tebeşir rengindeki mat lekeler, çürüğün en erken dönem belirtisidir. Bu aşamada diş minesi mineral kaybetmeye başlamıştır ancak henüz bir oyuk oluşmamıştır.
- Kahverengi/Siyah Çizgiler: Mine aşındıkça lekeler koyulaşır. Başlangıçtaki mat beyaz görünüm, zamanla sarı, kahverengi ve en sonunda siyah renkte belirgin çürüklere dönüşür.
- Ağız Kokusu: İlerleyen çürükler ağız kokusuna yol açabilir. Çürük kavitelerinde (oyuklarında) biriken gıda artıkları ve bakteriler, kötü kokulu gazlar üreterek nefesin kötü kokmasına neden olur.
- Hassasiyet ve Ağrı: Sıcak-soğuk yiyeceklerde hassasiyet veya kendiliğinden başlayan diş ağrıları görülür. Bu durum, çürüğün artık mineyi geçip daha hassas olan dentin tabakasına veya dişin sinirlerine (pulpa) ulaştığının kesin bir göstergesidir.
Çocuklarda Diş Çürüğü Nasıl Geçer ve Tedavisi Nasıldır?
Birçok ebeveyn "çocuklarda diş çürüğü nasıl geçer?" sorusunun yanıtını evdeki doğal yöntemlerde arasa da, fiziksel olarak oluşmuş bir diş çürüğünün diş hekimi müdahalesi olmadan kendi kendine geçmesi, iyileşmesi veya kapanması tıbben mümkün değildir. Çocuklarda diş çürüğü tedavisi, çocuğun yaşına, çürüğün derinliğine ve çocuğun diş hekimi koltuğundaki uyumuna göre özel olarak planlanır.
Koruyucu Uygulamalar (Florür ve Fissür Örtücüler)
Çürüğün henüz başlangıç aşamasında olduğu, yani sadece "beyaz leke" (tebeşirimsi mat leke) olarak görüldüğü evrede, profesyonel florür vernik uygulamaları ile diş minesi yeniden güçlendirilebilir (remineralizasyon). Ayrıca azı dişlerinin çiğneyici yüzeylerindeki derin girintileri (fissürleri) kapatmak için uygulanan fissür örtücüler, gıda birikimini engelleyerek çocuklarda diş çürüğü riskini büyük ölçüde ortadan kaldırır.
Dolgu ve Kanal Tedavisi (Restoratif İşlemler)
Çürük eğer mineyi aşmış ve dişte yapısal bir madde kaybı (oyuk) oluşturmuşsa, çürük dokunun özel aletlerle temizlenip boşluğun biyouyumlu dolgu materyalleri (kompozit veya kompomer dolgular) ile kapatılması gerekir. Çürük çok daha derinlere inerek dişin canlı dokusuna (sinirine) ulaşmışsa, dişin çekilmesini önlemek amacıyla çocuklara özel kanal tedavisi (amputasyon) işlemleri uygulanarak diş ağızda tutulmaya çalışılır.
Çocuklarda Diş Çürüğü İçin Evde Ne Yapmalı?
Çocuklarda diş çürüğü tanısı konduğunda veya şüphelenildiğinde ebeveynlerin evde yapabileceği en önemli şey, süreci daha da kötüleştirecek etkenleri ortadan kaldırmaktır. Evde uygulanacak hiçbir karışım, macun veya bitkisel yağ, çürümüş ve oyulmuş bir dişi eski haline getiremez. Ancak evde alınacak önlemlerle çürüğün ilerlemesi yavaşlatılabilir ve çocuğun ağrısı hafifletilebilir.
Evde yapılması gereken ilk şey, ağız hijyenini maksimum seviyeye çıkarmaktır. Çürük olan bölge, can acıtsa bile, yumuşak kıllı bir çocuk diş fırçası ve florürlü bir diş macunu ile nazikçe ama çok detaylı bir şekilde fırçalanmalıdır. O bölgede gıda artıklarının kalması, bakterilerin asit üretimine devam etmesine ve çürüğün hızla sinirlere doğru inmesine neden olur. Ayrıca çocuğun beslenmesinden şekerli gıdalar ve asitli içecekler derhal çıkarılmalı, yerine bol su, peynir ve yoğurt gibi asit dengeleyici gıdalar eklenmelidir. Kesin çözüm için ise vakit kaybetmeden bir çocuk diş hekiminden (pedodontist) randevu alınmalıdır.
Çocuklarda Diş Çürüğü Ağrısına Ne İyi Gelir?

Diş çürüğü ağrısı, çocukların dayanması en zor ağrılardan biridir. Bu ağrı genellikle gece saatlerinde, çocuğun yatar pozisyona geçmesiyle birlikte artan kan basıncı nedeniyle şiddetlenir. Eğer çocuğunuz gece şiddetli bir ağrıyla uyanırsa ve o an diş hekimine gitme imkanınız yoksa, evde uygulayabileceğiniz bazı geçici rahatlatıcı yöntemler mevcuttur.
Öncelikle çocuğun ağzını ılık bir tuzlu su karışımı ile çalkalamasını sağlayın. Ilık tuzlu su, ağız içindeki asiditeyi dengeler ve varsa diş etindeki şişliği hafifletmeye yardımcı olur. Dişin üzerinde veya arasında kalmış bir gıda artığı ağrıya sebep oluyor olabilir; bu nedenle diş fırçası ve diş ipi yardımıyla o bölgeyi nazikçe temizleyin. Dışarıdan, yanağın üzerine soğuk kompres (buz aküsü) uygulamak da sinirleri yatıştırarak ağrıyı azaltabilir. Eğer ağrı çok şiddetliyse, mutlaka çocuk doktorunuzun veya diş hekiminizin daha önceden çocuğunuzun yaşına ve kilosuna uygun olarak önerdiği pediatrik bir ağrı kesici şurup verebilirsiniz. Ancak ağrının kesilmesi çürüğün iyileştiği anlamına gelmez, en kısa sürede profesyonel bir tedavi şarttır.
Çocuklarda Çürük Diş Çekilmezse veya Tedavi Edilmezse Ne Olur?
"Çocuklarda diş çürüğü tedavi edilmezse ne olur?" sorusu, hekimlerin ailelerden sıklıkla duyduğu ve sonuçları son derece ciddi olabilen bir konudur. Tedavi edilmeyen bir diş çürüğü, sadece o dişi kaybetmekle sonuçlanmaz; aynı zamanda genel vücut sağlığını ve çocuğun çene gelişimini de doğrudan tehlikeye atar.
Çürük diş tedavi edilmediğinde, bakteriler dişin sinir tabakasını (pulpa) tamamen öldürür ve enfeksiyon diş kökünden çene kemiğine doğru ilerler. Bu durum apselere, yüzde ciddi şişliklere ve lenf bezlerinde büyümeye yol açar. Kronik bir enfeksiyon odağı haline gelen bu bölgedeki bakteriler, yutkunma ve kan dolaşımı yoluyla çocuğun mide, bağırsak, böbrek ve kalp kapakçıklarına kadar ulaşarak çok ciddi sistemik hastalıklara zemin hazırlayabilir. Ayrıca ağrı nedeniyle çocuğun o bölgeyle çiğneme yapamaması, tek taraflı çiğneme alışkanlığı geliştirmesine ve buna bağlı olarak çene ekleminde asimetrilere ve gelişim bozukluklarına neden olur.
Çocuklarda Çürük Diş Kendiliğinden Düşer Mi?
Pek çok ebeveyn, "Nasıl olsa bu dişler süt dişi, zamanı gelince yerine yenisi çıkacak" düşüncesiyle çocuklarda diş çürüğü problemini göz ardı edebilmektedir. "Çocuklarda çürük diş kendiliğinden düşer mi?" sorusunun cevabı evettir; süt dişleri zamanı geldiğinde fizyolojik olarak sallanır ve düşer. Ancak burada gözden kaçırılan en kritik nokta, o dişin düşme zamanının ne zaman olduğudur.
Örneğin, 4 yaşındaki bir çocuğun azı dişinde oluşan bir çürük için o dişin kendiliğinden düşmesini beklemek büyük bir hatadır. Çünkü süt azı dişlerinin fizyolojik düşme ve yerini kalıcı dişlere bırakma zamanı genellikle 10 ila 12 yaşlarını bulmaktadır. Bu kadar uzun bir süre boyunca çürük bir dişi ağızda bekletmek, çocuğun yıllarca ağrı çekmesine, enfeksiyon riskiyle yaşamasına ve yetersiz beslenmesine neden olur. Çünkü süt dişler altlarında gelişen daimi dişler için birer rehber görevi görür. Ayrıca çürüyen ve madde kaybına uğrayan süt dişleri, boyut olarak küçüldüğü için yandaki dişler bu boşluğa kayar ve alttan gelecek olan kalıcı dişin sürme yolunu kapatarak ortodontik (çapraşıklık) problemlere neden olur.
Çocuklarda Diş Çürüğü Ateş Yapar Mı?
Sadece mine ve dentin tabakasıyla sınırlı kalan, sinire ulaşmamış başlangıç ve orta seviyeli çocuklarda diş çürüğü vakaları tek başına yüksek ateşe neden olmaz. Ancak çürük çok derinleşmiş, dişin sinirlerine ulaşmış ve kök ucunda iltihaplanma (apse) meydana getirmişse, işte bu noktada vücut enfeksiyona karşı savunma mekanizmasını devreye sokar ve ateş yükselmesi görülebilir.
Eğer çocuğunuzun yüzünde, gözaltında veya boynunda şişlik, diş etinde sivilce benzeri içi iltihap dolu bir oluşum varsa ve bunlara yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık eşlik ediyorsa, enfeksiyon lokal (bölgesel) olmaktan çıkıp sistemik (tüm vücudu etkileyen) bir duruma geçiyor olabilir. Bu, acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir tablodur. Ateş, vücutta enfeksiyonun yayıldığının en belirgin işaretidir ve vakit kaybetmeden bir çocuk diş hekimine veya hastanenin acil servisine başvurulması gerekir. Antibiyotik tedavisine başlanmadan önce diş hekiminin bölgeyi muayene etmesi ve enfeksiyonun kaynağını tespit etmesi şarttır.
Çocuklarda Diş Çürüğü Kaç Yaşında ve Ne Zaman Başlar?
Çocuklarda diş çürüğü probleminin başlaması için belirli bir yaş sınırı yoktur; çürük, ilk dişin ağız ortamına sürmesiyle (patlamasıyla) birlikte her an başlayabilir. Genellikle bebeklerin ilk süt dişleri 6. aydan itibaren sürmeye başlar ve yaklaşık 2,5 - 3 yaşına kadar 20 adet süt dişinin dizilimi tamamlanır.
Ne yazık ki, günümüzde erken çocukluk çağı çürükleri (eski adıyla biberon çürükleri) bebek henüz 1 veya 1.5 yaşındayken bile ortaya çıkabilmektedir. Özellikle dişlerin ilk çıktığı dönemde ebeveynlerin temizlik rutinine başlamaması ve bebeğin gece boyunca dişlerinde şekerli bir sıvı veya anne sütü kalıntısıyla uyuması, diş minesi henüz çok taze ve zayıf olan ilk dişlerin aylar içerisinde hızla erimesine ve çürümesine yol açar. Bu nedenle "çocuklarda diş çürüğü ne zaman başlar?" sorusunun en doğru yanıtı, "dişlerin temizlenmediği ve asit saldırısına maruz kaldığı ilk andan itibaren başlar" olacaktır.
Çocuklarda Diş Çürükleri ve Vücuda Zararları Nelerdir?

Çocuklarda diş çürüğü, sadece estetik veya bölgesel bir sorun olmanın çok ötesindedir. Çürük ve buna bağlı oluşan enfeksiyonların çocukların genel vücut sağlığı ve gelişimi üzerinde son derece yıkıcı zararları bulunmaktadır. Tedavi edilmeyen çürüklerin yol açtığı başlıca olumsuz etkiler şunlardır:
- Beslenme ve Büyüme Bozuklukları: Ağrılı çürükleri olan çocuklar, sert, lifli ve besleyici gıdaları (et, elma, havuç vb.) çiğneyemezler. Yutarak veya sadece yumuşak karbonhidratlarla beslenmek zorunda kalırlar. Bu da kilo kaybına, büyüme geriliğine ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur.
- Uyku Problemleri: Gece artan diş ağrıları çocuğun uyku kalitesini bozar. Bölünmüş ve kalitesiz uyku, büyüme hormonunun yeterince salgılanamamasına ve okul çağındaki çocuklarda konsantrasyon eksikliği ile başarısızlığa yol açar.
- Konuşma ve Telaffuz Sorunları: Erken yaşta kaybedilen veya çok çürüyen ön süt dişleri, dilin doğru konumlanmasını engelleyerek pelteklik (özellikle s, f, v, z harflerinde) ve telaffuz bozukluklarına sebep olur.
- Psikolojik ve Sosyal Etkiler: Siyahlaşmış, çürük dişler nedeniyle çocuklar gülümsemekten kaçınabilir, arkadaş çevrelerinde alay konusu olabilir ve bu durum ciddi özgüven eksikliklerine yol açabilir.
- Genel Sağlık Riskleri: Sürekli bir enfeksiyon odağını ağzında taşıyan çocuğun kan dolaşımına sızan bakteriler, kalp kapağı hastalıklarından böbrek sorunlarına kadar birçok organı riske atar.
4 Yaşındaki Çocuğumun Dişleri Neden Çürüdü?
Arama motorlarında sıkça karşılaşılan "4 yaşındaki kızımın veya oğlumun dişleri neden çürüdü?" sorusu, bu yaş grubunda çürük insidansının (görülme sıklığının) ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir. 3 ila 5 yaş arası dönem, çocukların bağımsızlıklarını ilan ettikleri, beslenme tercihlerinde seçici oldukları ve sosyal ortamlara (kreş, anaokulu, oyun grupları) girmeye başladıkları bir süreçtir.
Bu yaşlarda çocuklarda diş çürüğü görülmesinin başlıca nedeni, rafine şeker ve paketli gıda tüketiminin bu dönemde pik yapmasıdır. Okulda, parkta veya misafirlikte ikram edilen bisküvi, kek, meyve suyu ve lolipop gibi gıdalar diş yüzeylerine yapışıp kalır. Ayrıca 4 yaşındaki çocuklar genellikle kendi dişlerini fırçalamak isterler ancak motor becerileri henüz tüm yüzeyleri etkili bir şekilde temizlemek için yeterli değildir. Ebeveynlerin kontrolü bırakması ve çocuğun kendi başına fırçalamasına güvenmesi, arka azı dişlerinde gizli gıda birikimlerine ve çok hızlı ilerleyen derin ara yüz çürüklerine neden olur. Fırçalama rutini en az 7-8 yaşına kadar ebeveyn gözetiminde ve desteğinde yapılmalıdır.
Süt Dişi Çürükleri Kalıcı Dişleri Etkiler Mi?
Toplumda doğru bilinen yanlışlardan biri de süt dişlerinin nasıl olsa döküleceği için kalıcı dişleri etkilemeyeceği yanılgısıdır. Oysa süt dişlerinde oluşan ve tedavi edilmeyen bir çürük, doğrudan onun hemen altında çene kemiği içerisinde oluşumunu tamamlamaya çalışan kalıcı diş tomurcuğunu tehdit eder. Çocuklarda diş çürüğü enfeksiyonu, süt dişinin kök ucundan dışarı taşarak alttaki daimi dişin koruyucu folikülüne (kesesine) ulaşır.
Bu enfeksiyon, daimi dişin minesinin geliştiği aşamaya denk gelirse, kalıcı diş ağız içerisine henüz çıkmadan önce mine tabakasında yapısal bozukluklar, renklenmeler (sarı/kahverengi lekeler) veya şekil bozuklukları ile (hipoplazi) sürmesine neden olur. Ayrıca çürük nedeniyle iltihaplanan süt dişi, köklerini normal zamanında eritemez ve yerini kalıcı dişe bırakmakta zorlanır. Bu durum kalıcı dişin farklı bir yönden çıkmasına veya çene kemiği içinde gömük kalmasına yol açarak ileri yaşlarda ağır ortodontik (tel tedavisi) işlemleri zorunlu kılar.
Çocuklarda Diş Çürüğünü Önlemek İçin Beslenme Nasıl Olmalı?
Çocuklarda diş çürüğü problemini henüz oluşmadan engellemenin en etkili yollarından biri, doğru ve dengeli bir beslenme alışkanlığı kazandırmaktır. Diş sağlığı, mutfakta şekillenir. Sadece ne yendiği değil, ne zaman ve ne sıklıkla yendiği de diş çürüğü riski üzerinde doğrudan etkilidir.
Tüketilmesi Gereken Diş Dostu Gıdalar
Kalsiyum ve fosfor açısından zengin gıdalar, diş minesini güçlendiren temel taşlardır. Peynir, yoğurt ve süt, asit ataklarını nötralize ederek diş çürüğünü önlemeye yardımcı olan mükemmel ara öğün seçenekleridir. Özellikle peynir, ağızdaki pH seviyesini hızla dengelediği için şekerli bir gıda tüketiminden hemen sonra yenmesi tavsiye edilir. Havuç, elma ve salatalık gibi sert ve lifli gıdalar ise çiğneme esnasında mekanik bir temizlik sağlayarak tükürük akışını artırır ve diş yüzeylerini doğal yollarla yıkar.
Sınırlandırılması ve Uzak Durulması Gereken Gıdalar
Rafine şeker içeren her türlü abur cubur, lokum, jelibon, karamel gibi dişin çiğneyici yüzeylerine yapışıp uzun süre orada kalan gıdalar çocuklarda diş çürüğü oluşumunun baş sorumlularıdır. Asitli içecekler, meyve suları (taze sıkılmış bile olsa yüksek fruktoz içerir) ve sporcu içecekleri mineyi direkt olarak aşındırır. Eğer bu tarz gıdalar tüketilecekse, gün boyu atıştırmak yerine ana öğünlerin hemen ardına eklenmesi ve tüketildikten sonra ağzın bol su ile çalkalanması veya dişlerin fırçalanması riski azaltacaktır.
Çocuklarda Hangi Durumlarda Diş Çekimi Gerekli Olur?
Çocuk diş hekimliğinde temel prensip, her zaman süt dişini doğal düşme zamanına kadar ağızda tutabilmektir. Ancak bazı durumlarda, tüm tedavi seçenekleri tükenir ve çocuğun sağlığını korumak adına çocuklarda diş çürüğü nedeniyle diş çekimi kararı alınmak zorundadır.
Eğer dişteki çürük, kanal tedavisi veya dolgu gibi materyallerle restore edilemeyecek kadar büyükse, dişin kuron (taç) kısmı tamamen erimiş ve sadece kök parçaları kalmışsa çekim kaçınılmazdır. Ayrıca sık sık şişen, antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen ve alttaki kalıcı dişin gelişimini tehlikeye sokan kronik enfeksiyonlu süt dişleri de mutlaka çekilmelidir. Diş çekildikten sonra ortaya çıkan en büyük problem olan "yer kaybını" engellemek için, çekim boşluğunun sağındaki ve solundaki dişlerin o boşluğa kaymasını önleyecek "yer tutucu" aparatlar dişe adapte edilir. Böylece kalıcı dişin süreceği alan güvence altına alınmış olur.
Çocukların Diş Sağlığı İçin Düzenli Kontroller Neden Önemlidir?
Çocuklarda diş çürüğü ile mücadelenin en güvenli, en ekonomik ve en acısız yolu, çürük oluşumunu henüz başlamadan durdurmak veya çok erken safhada tespit edebilmektir. Bunu sağlamanın tek yolu ise düzenli diş hekimi kontrolleridir. Çocuğun herhangi bir ağrısı, şikayeti veya görünür bir çürüğü olmasa bile, 6 ayda bir yapılan rutin pedodonti (çocuk diş hekimliği) muayeneleri hayati bir önem taşır.
Bu kontroller sayesinde gözle görülmeyen, dişlerin arasına gizlenmiş başlangıç çürükleri teşhis edilebilir ve flor uygulamaları, fissür örtücüler gibi koruyucu tedavilerle süreç tersine çevrilebilir. Bunun için bebeğinizin ilk diş muayenesi altıncı aydan itibaren, ilk süt dişinin sürmesiyle birlikte yapılmalı ve bu bir yaşam rutini haline getirilmelidir. Erken yaşta diş hekimiyle tanışan ve bu ortamı bir "korku merkezi" değil de "oyun ve sağlık alanı" olarak gören çocuklar, gelecekte diş hekimi fobisi geliştirmez ve ömür boyu sağlıklı, çürüksüz dişlere sahip olma ayrıcalığını yaşarlar. Ebeveynlere düşen en büyük görev, çocuklarına bu bilinci aşılamak ve ağız sağlığı konusunda onlara rol model olmaktır.
Hekim Profili
Bu içerik, medikal doğruluk, güncellik ve hasta bilgilendirme standartları açısından Hospitadent Tıbbi Yayın Kurulu yaklaşımına göre değerlendirilmiştir.
Ödüllerimiz
Tümünü Gör ›2019 – 2020
Sağlık Turizmi Birincisi
Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, 2019 ve 2020 yıllarında Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Hizmet İhracatçıları araştırmasında Dental Sağlık Hizmetleri kategorisinde sağlık turizmi birincisi olmuştur. Hospitadent aynı araştırmada, sağlık kuruluşları arasında ise 2019 yılında 15. sırada 2020 yılında ise 10. sırada yer almıştır. Koşulsuz müşteri memnuniyeti ile çalışan Hospitadent, ağız ve diş tedavilerinde yurt dışından en çok hasta alan sağlık kuruluşu konumundadır.
2013
TEMOS International Quality Certificate
Yurt dışından gelen hastaları yurt dışı departmanları rehberliğinde hiçbir dil sıkıntısı yaşamadan ağırlayan Hospitadent, konaklama imkânı, şehir ve boğaz turları, rehberlik hizmetleri, tedavi ve ilaç gibi birçok konuda destek vererek hasta memnuniyetini maksimum seviyeye çıkarmaktadır. Türk ve yabancı hasta ayrımı yapmadan standart kalite anlayışını uluslararası platforma taşımayı hedefleyen Hospitadent, 2013 yılında "Made in Germany" kalite mührüne dayanarak uluslararası hasta hizmetleri kalitesini dünya çapında değerlendiren ve sertifikalayan kurum Temos'tan "Ağız ve Diş Sağlığı Bakımında Uluslararası Kalite" sertifikası almıştır.
2020
Turquality Marka Destek Programı
16 yıldır yürürlükte olan Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması, Türk malı imajının yerleştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla oluşturulan Turquality Marka Destek Programı'na girmeye hak kazanan Dental Group Hospitadent, markalaşma yolunda önemli bir adım atarak ön plana çıkmıştır. Sağlık alanında sadece beş hastanenin yer aldığı bu programa katılan ilk dental sağlık grubu olmak, kaliteli bir imaj oluşturmanın yanı sıra yüksek standartlarımızı da gözler önüne sermektedir.
2018
Stevie Awards – Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri
Dünyada kabul görmüş başarılı kuruluşları ve yöneticileri ödüllendiren Stevie Awards, dünyanın tek uluslararası iş ödülleri programıdır. Hospitadent, 2018'de dünyanın en başarılı şirketlerinin ödüllendirildiği Stevie Awards'ta "Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri Ödülü"nü alarak Türkiye'de Stevie Awards kazanan ilk hastane oldu. Smiling Center, Dijital Gülüş Tasarımı ve Dental SPA gibi uygulamalar bu ödülün kazanılmasında önemli rol oynadı.
2019 – 2020
Hizmet İhracatçıları Birliği Ödülü
Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Türkiye ekonomisinin yükselen değerlerini onurlandırdığı Hizmet İhracatı Şampiyonları değerlendirmesinde ülke ekonomisine sağladığı katkılar nedeniyle başarı belgesi almaya hak kazandı. Genel sağlık kuruluşları arasında 2019'da 15., 2020'de ise 10. sırada yer alan Hospitadent, koşulsuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla ağız ve diş tedavilerinde liderliğini sürdürüyor.
2021
Great Place To Work® Certified
Çalışanlarımız tarafından doldurulan Great Place To Work anketinin sonuçlarına göre GPTW Türkiye'nin yaptığı değerlendirmede Hospitadent, "Great Place To Work® Certified" şirketi unvanını aldı. En iyi kurum kültürü sertifikasına sahip ilk ve tek diş hastanesi olarak Hospitadent, daha birçok başarıya emin adımlarla ilerlemektedir.
