Diş Röntgeni Nedir ve Ne İçin Çekilir?

Diş röntgeni, ağız içindeki dişlerin, kemik yapısının ve çevre dokuların detaylı olarak görüntülenmesini sağlayan bir tanı yöntemidir. Diş hekimleri, yalnızca gözle muayene ederek tespit edemeyecekleri problemleri bu yöntemle değerlendirir. Çürüklerin, kök iltihaplarının, gömülü dişlerin veya kemik kayıplarının varlığı diş röntgeni sayesinde net biçimde görülebilir. Bu nedenle diş tedavisinin ilk adımı genellikle bir röntgen çekimidir.

Diş röntgeni, hem koruyucu hem de tedavi planlamasında yol gösterici bir araçtır. Çocuklarda diş gelişimini izlemek, yetişkinlerde implant veya kanal tedavisi öncesinde doğru konumlandırmayı sağlamak için kullanılır. Modern teknolojiler sayesinde diş röntgeni işlemi artık kısa sürede tamamlanmakta ve hastaya minimum radyasyon verilmektedir. Bu sayede diş hekimleri, tedavi sürecini kişiye özel ve güvenli biçimde planlayabilir.

Diş Röntgeni Çekilme Süreci: Adım Adım Rehber

Diş röntgeni çekimi oldukça basit ve ağrısız bir işlemdir. Hastadan herhangi bir hazırlık yapması beklenmez; sadece metal takılar, gözlük veya çıkarılabilir protezlerin çıkarılması istenir. Hekim, röntgenin türüne göre hastayı konumlandırır. Panoramik röntgenlerde cihaz başın etrafında dönerken, küçük filmli röntgenlerde ağız içine küçük bir sensör veya film yerleştirilir. Bu sensör, dişin detaylı görüntüsünü alır ve birkaç saniye içinde dijital ortama aktarılır.

Röntgen sırasında hasta sabit kalmalıdır çünkü en ufak bir hareket bile görüntünün netliğini bozabilir. İşlem genellikle bir dakikadan kısa sürer. Dijital sistemler sayesinde sonuçlar anında hekim ekranına yansır. Diş röntgeni çekimi tamamlandıktan sonra hekim, elde edilen görüntüleri inceleyerek dişlerdeki çürükleri, kemik yoğunluğunu veya kök yapısındaki bozuklukları değerlendirir. Bu işlem hem hızlı hem de yüksek doğruluk oranına sahip olduğu için diş hekimliğinde vazgeçilmez bir teşhis yöntemidir.

Diş Röntgeni Türleri: Panoramik, Periapikal, Bitewing ve Daha Fazlası

Diş röntgeni, farklı ihtiyaçlara göre çeşitli türlerde uygulanır. En yaygın kullanılanı panoramik röntgendir; bu yöntem tüm dişleri, çene kemiklerini ve eklemleri tek bir görüntüde gösterir. Genellikle ilk muayenelerde genel durum değerlendirmesi için tercih edilir. Periapikal röntgen ise belirli bir dişin kök ve çevre dokularını ayrıntılı şekilde gösterir. Kanal tedavisi veya kök ucu enfeksiyonu gibi durumlarda oldukça faydalıdır.

Bitewing röntgen, iki diş arasındaki çürükleri tespit etmek için kullanılır. Özellikle arka dişlerdeki temas yüzeylerini değerlendirmede etkilidir. Ayrıca diş eti çekilmesi veya kemik kaybının derecesini görmek için de tercih edilir. Bunun yanı sıra üç boyutlu görüntüleme imkânı sunan CBCT (Cone Beam Computed Tomography) teknolojisi, implant ve cerrahi planlamalarda yüksek hassasiyet sağlar. Her diş röntgeni türü farklı bir amaca hizmet eder ve diş hekimi hastanın durumuna göre en uygun yöntemi seçer.

Dijital Diş Röntgeni ile Geleneksel Film Röntgeni Karşılaştırması

Günümüzde diş röntgeni teknolojisi büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Geleneksel film tabanlı sistemlerin yerini dijital röntgen cihazları almıştır. Dijital röntgen, görüntülerin anında bilgisayar ortamına aktarılmasını sağlar. Böylece hem zamandan tasarruf edilir hem de hastaya verilen radyasyon dozu önemli ölçüde azalır. Ayrıca görüntüler büyütülüp detaylı olarak incelenebilir, gerektiğinde yazıcıdan alınabilir veya elektronik ortamda paylaşılabilir.

Filmli sistemlerde görüntü elde etmek için kimyasal banyo işlemleri uygulanırdı, bu da hem zaman kaybına hem de çevresel atığa neden olurdu. Dijital sistemlerde ise bu aşamaya gerek kalmaz, görüntüler birkaç saniye içinde hazır hale gelir. Bu özellik, acil diş tedavilerinde hızlı karar verme imkânı sunar. Modern dijital diş röntgeni cihazları, gelişmiş sensör teknolojisi sayesinde hem net hem de düşük dozda radyasyonla çalışan güvenli sistemlerdir. Bu sayede hem hekim hem de hasta açısından daha konforlu bir süreç yaşanır.

Diş Röntgeni Çekilirken Radyasyondan Nasıl Korunulur?

Diş röntgeni çekimi sırasında uygulanan radyasyon miktarı oldukça düşüktür ancak yine de korunma önlemleri alınır. Her hastaya kurşun yelek ve tiroid koruyucu takılır. Bu ekipmanlar, vücudun hassas bölgelerini radyasyondan izole eder. Modern dijital cihazlar, geleneksel sistemlere göre %80’e varan oranda daha az radyasyon yayar. Bu sayede işlem güvenli hale gelir.

Hekimler, röntgen çekim sıklığını hastanın ihtiyacına göre belirler. Gereksiz tekrar çekimlerden kaçınılır. Çocuklarda ve hamilelerde ise ek önlemler alınır. Hamilelik şüphesi olan kişiler röntgen öncesinde mutlaka diş hekimini bilgilendirmelidir. Günümüzde kullanılan sensörler, sadece belirli bir bölgeye odaklanarak vücudun geri kalanını korur. Bu nedenle diş röntgeni, gerekli önlemlerle yapıldığında son derece güvenli bir tanı yöntemidir.

Çocuklarda Diş Röntgeni: Ne Zaman ve Nasıl Uygulanmalı?

Çocuklarda diş gelişimi dinamik bir süreçtir ve her yaş döneminde farklı takip gerektirir. Bu nedenle diş hekimleri, çocuğun ağız yapısını, diş dizilimini ve çene gelişimini düzenli olarak kontrol eder. Diş röntgeni, bu süreci doğru şekilde değerlendirmek için en güvenilir yöntemlerden biridir. Özellikle süt dişlerinin düşme zamanı, kalıcı dişlerin sürme yönü ve çene kemiğinin yapısı hakkında detaylı bilgi verir. Çocuklarda diş röntgeni genellikle düşük dozlu dijital cihazlarla yapılır; bu cihazlar minimal radyasyon yaydığı için güvenlidir.

Röntgen çekim sıklığı her çocukta farklıdır. Diş çürüklerine yatkınlık, ortodontik problemlerin varlığı veya diş eksikliği gibi durumlarda daha sık röntgen çekimi gerekebilir. Hekim, çocuğun yaşına ve diş gelişim düzeyine göre uygun röntgen türünü seçer. Panoramik röntgen, genel bir değerlendirme sağlarken periapikal röntgen, belirli bir bölgeyi ayrıntılı incelemeye olanak tanır. Çocuklarda işlem süresi çok kısadır ve özel koruma önlemleri alınır. Böylece hem diş hekimi hem de ebeveynler, gelişim sürecini güvenle takip edebilir.

Düzenli diş röntgeni, ileride oluşabilecek ortodontik sorunların erken teşhis edilmesini sağlar. Örneğin kalıcı dişlerin çıkış yönü veya çene darlığı gibi durumlar röntgen sayesinde erken fark edilir ve zamanında tedavi planı yapılır. Bu sayede çocuklarda diş sağlığı sadece mevcut durumda değil, gelecekte de korunmuş olur.

Gebelerde Diş Röntgeni Güvenli midir?

Gebelik döneminde diş tedavileri ve tanı işlemleri her zaman ekstra özen gerektirir. Diş röntgeni bu dönemde tamamen yasak değildir, ancak yalnızca acil durumlarda ve özel koruma önlemleriyle yapılır. Günümüzde kullanılan dijital cihazlar, çok düşük radyasyon dozu ile çalıştığından anne adayları için güvenli kabul edilir. Ancak gereksiz röntgen çekimlerinden kaçınılır.

Röntgen çekimi gerekiyorsa anne adayına kurşun yelek ve tiroid koruyucu takılır. Bu ekipmanlar, fetüsü radyasyondan koruyarak olası riskleri minimuma indirir. Ayrıca cihazın odak noktası sadece ağız bölgesiyle sınırlıdır, bu da maruziyeti büyük ölçüde azaltır. Gebeliğin ilk üç ayında, organ gelişiminin en hızlı olduğu dönemde röntgen çekimi mümkün olduğunca ertelenir. İkinci veya üçüncü trimesterde ise hekim onayıyla güvenli şekilde uygulanabilir.

Diş ağrısı, iltihap veya kök enfeksiyonu gibi ciddi durumlarda diş röntgeni çekilmesi gerekebilir. Çünkü teşhis edilmemiş bir enfeksiyon, hem anne sağlığını hem de gebeliği olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, doğru planlama ve koruyucu önlemlerle diş röntgeni gebelik döneminde güvenle uygulanabilir.

Diş Röntgeni ile Tespit Edilebilecek Problemler

Diş röntgeni, gözle yapılan muayenede fark edilemeyen birçok dental problemi ortaya çıkarır. En sık tespit edilen sorunlar arasında gizli çürükler, kök iltihapları, kemik kayıpları ve diş eti hastalıklarının başlangıç evreleri bulunur. Röntgen, özellikle arka bölgelerdeki çürükleri belirlemede son derece etkilidir. Ayrıca gömülü dişlerin konumu, kök kanalının yapısı ve sinirlerin geçtiği bölgeler bu görüntülerle detaylı şekilde incelenir.

Ortodontik tedavi planlamasında da diş röntgeni önemli bir rol oynar. Çene yapısındaki dengesizlikler, diş dizilimi bozuklukları ve çene eklem pozisyonları bu yöntemle değerlendirilir. Diş hekimi, bu bilgiler ışığında tedavi sürecini kişiye özel olarak planlayabilir. Erken teşhis edilen bir problem, ilerleyen dönemlerde daha zahmetsiz ve ekonomik şekilde tedavi edilir.

Diş röntgeni aynı zamanda diş kökü kırıkları, kist veya tümör oluşumları gibi ciddi patolojilerin de tespitinde kullanılır. Bu sayede erken müdahale imkânı sağlanır ve ileri aşamalarda oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilir. Dolayısıyla düzenli röntgen kontrolleri, ağız sağlığını uzun vadede korumanın en etkili yollarından biridir.

Diş Röntgeni ve İmplant Planlaması Arasındaki İlişki

Diş implantı tedavisinde en önemli adım doğru planlamadır ve bu planlamanın merkezinde diş röntgeni yer alır. Çene kemiğinin yüksekliği, kalınlığı ve yoğunluğu implantın başarısını doğrudan etkiler. Röntgen görüntüleri sayesinde hekim, implantın yerleştirileceği bölgedeki anatomik yapıları detaylı şekilde inceleyebilir. Böylece sinirlerin, damarların ve sinüs boşluklarının konumu belirlenir, işlem sırasında komplikasyon riski azaltılır.

Panoramik röntgen genellikle ilk değerlendirme için yeterlidir. Ancak detaylı planlama gerektiğinde üç boyutlu CBCT (Cone Beam Computed Tomography) tercih edilir. Bu sistem, implantın açısını ve derinliğini milimetrik hassasiyetle gösterir. Diş röntgeni verileri sayesinde hekim, implantın uzun ömürlü olmasını sağlayacak en uygun konumu belirler. Bu da hem estetik hem de fonksiyonel açıdan mükemmel sonuçlar elde edilmesini sağlar.

Röntgen aynı zamanda kemik yoğunluğunu değerlendirdiği için greftleme gerekliliğini de ortaya koyar. Yetersiz kemik hacmi tespit edilirse, işlem öncesinde kemik güçlendirici tedaviler planlanabilir. Dolayısıyla diş röntgeni, implant sürecinin yalnızca başlangıcında değil, tedavi sonrası kontrollerde de güvenliğin temel unsurlarından biridir.

Diş Röntgeni Sonrası Ne Yapılmalı?

Diş röntgeni çekiminden sonra özel bir bakım gerekmez ancak bazı basit önlemler alınabilir. Röntgen işlemi genellikle kısa sürer ve hastada herhangi bir rahatsızlık yaratmaz. Ancak uzun süre radyasyona maruz kalınan eski sistemlere kıyasla dijital cihazlar çok daha güvenlidir. İşlem sonrası hasta normal hayatına dönebilir. Sadece röntgen sırasında kullanılan kurşun yeleğin ve koruyucuların çıkarılması yeterlidir.

Diş röntgeni sonrası en önemli aşama, görüntülerin hekim tarafından doğru şekilde yorumlanmasıdır. Hekim, elde edilen verileri değerlendirerek tedavi planını oluşturur. Gerekirse ek görüntüler alınabilir veya kontrol röntgeni planlanabilir. Özellikle implant, kanal tedavisi veya çene kemiği operasyonu sonrası bu kontroller, iyileşme sürecinin doğru ilerleyip ilerlemediğini göstermek açısından önem taşır.

Hastalar, röntgen sonuçlarını dijital olarak saklayabilir veya başka bir diş hekimiyle paylaşabilir. Böylece sonraki tedavilerde gereksiz tekrar çekimlerin önüne geçilmiş olur. Modern diş hekimliğinde röntgen işlemi artık güvenli, hızlı ve konforlu bir tanı yöntemidir. Doğru uygulama ve düzenli takiplerle, hem diş sağlığını hem de genel ağız yapısını korumak mümkündür.

Diş Röntgeni Fiyatları 2025: Türkiye Güncel Durum

2025 yılında diş röntgeni fiyatları, kullanılan cihazın teknolojisine, çekilen röntgenin türüne ve işlemin yapıldığı kliniğin donanımına göre farklılık gösterir. Birçok klinik, tedavi öncesi planlama hizmeti kapsamında röntgen ücretini toplam tedavi maliyetine dahil eder.

Diş röntgeni fiyatlarının belirlenmesinde en önemli etkenlerden biri de kullanılan cihazın radyasyon düzeyidir. Yeni nesil dijital sistemler hem daha düşük radyasyon yayar hem de daha net görüntü sunar. Bu nedenle fiyat farkı sadece teknik kapasiteyi değil, hasta güvenliğini de temsil eder. Ayrıca özel kliniklerde fiyatlar genellikle kamu hastanelerine göre biraz daha yüksektir, fakat alınan hizmet süresi ve konforu da bu farkı dengeleyebilir.

Kısacası diş röntgeni maliyetleri genel olarak erişilebilir düzeydedir. Uygulamanın sağladığı tanısal değere kıyasla oldukça ekonomik bir işlemdir. Hastaların tedaviye başlamadan önce kliniğin fiyat politikasını öğrenmeleri, sürpriz maliyetlerle karşılaşmamaları açısından faydalı olur.

Diş Röntgeni Görüntüleri Nasıl Değerlendirilir?

Diş röntgeni çekildikten sonra asıl önemli aşama görüntülerin doğru analiz edilmesidir. Diş hekimi, elde edilen görüntüleri inceleyerek dişlerin yapısını, kemik yoğunluğunu ve çevre dokuların durumunu değerlendirir. Bu inceleme sayesinde dişlerdeki çürükler, kök iltihapları, kistler veya kemik kayıpları kolayca tespit edilir. Özellikle panoramik röntgen, tüm çene yapısını tek karede gösterdiği için genel durumun hızlı bir şekilde değerlendirilmesini sağlar.

Dijital sistemler, görüntüleri büyütme, renk kontrastını ayarlama ve belirli alanları yakınlaştırma imkânı verir. Bu sayede hekim, en küçük detayları bile rahatlıkla görebilir. Klasik film röntgenlere göre daha hassas bir analiz yapılabilir ve görüntüler dijital ortamda arşivlenerek gerektiğinde tekrar incelenebilir. Değerlendirme sürecinde hekim yalnızca mevcut sorunları değil, ileride ortaya çıkabilecek riskleri de öngörebilir.

Diş röntgeni görüntülerinin doğru yorumlanması, tedavi sürecinin başarısını doğrudan etkiler. Gerektiğinde uzman radyologlar veya çene cerrahları da bu değerlendirmeye dahil olur. Multidisipliner bir yaklaşım sayesinde hem tanı doğruluğu artar hem de en uygun tedavi planı belirlenir.

İlginizi çekebilir --> Lamine Diş

Dişlerin Kök ve Kanal Yapısını İncelemek İçin Röntgen Kullanımı

Kanal tedavisi planlanan dişlerde kök ve kanal yapısının doğru biçimde görülmesi tedavinin başarısı için hayati öneme sahiptir. Diş röntgeni, bu amaçla en sık kullanılan tanı yöntemidir. Köklerin uzunluğu, kanalların eğriliği, varsa çatlaklar ve iltihaplı bölgeler röntgen görüntüleri sayesinde net biçimde belirlenir. Bu bilgiler, diş hekiminin kanal temizliği ve dolgu işlemini doğru derinlikte yapmasına yardımcı olur.

Kanal tedavisinden önce ve sonra alınan röntgenler, tedavinin etkinliğini doğrulamak için karşılaştırılır. Ayrıca işlem sırasında anlık kontrol amacıyla da ara görüntüler alınabilir. Dijital sistemlerde bu görüntüler anında ekrana yansır, bu da işlem süresini kısaltır ve doğruluğu artırır.

Diş röntgeni yalnızca tedavi planlamasında değil, tedavi sonrası kontrollerde de kullanılır. İyileşmenin nasıl ilerlediği, enfeksiyonun tekrarlayıp tekrarlamadığı bu sayede anlaşılır. Böylece gereksiz müdahaleler önlenir ve tedavi süreci daha öngörülebilir hale gelir. Günümüzde kök kanalı görüntüleme, diş hekimliğinde en hassas tanı basamaklarından biri olarak kabul edilir.

Merak edenler için --> Kanal Tedavisi

3D Diş Röntgeni / CBCT’nin Avantajları

Üç boyutlu diş röntgeni, yani CBCT (Cone Beam Computed Tomography), diş hekimliğinde son yıllarda en çok gelişen görüntüleme teknolojilerinden biridir. Geleneksel iki boyutlu röntgenlerin aksine CBCT, dişlerin, kemiklerin ve yumuşak dokuların üç boyutlu görüntüsünü sunar. Bu sistem, özellikle implant planlaması, çene cerrahisi ve ortodontik tedavilerde yüksek doğruluk sağlar.

CBCT’nin en büyük avantajı, milimetrik ölçümler yapabilmesidir. Hekim, diş köklerinin sinirlerle olan mesafesini, çene kemiğinin kalınlığını ve yoğunluğunu üç boyutlu olarak görebilir. Böylece hem estetik hem fonksiyonel açıdan en uygun tedavi planı oluşturulur. Ayrıca bu sistemle alınan görüntüler, hastaya da kolayca gösterilebilir, bu da tedavi sürecine olan güveni artırır.

Radyasyon oranı, klasik bilgisayarlı tomografiye göre çok daha düşüktür. İşlem süresi ise genellikle 20–30 saniye sürer. CBCT cihazları, modern diş hekimliğinde hassasiyet gerektiren tüm işlemlerde standart hale gelmiştir. Üç boyutlu görüntüleme, hem hekim hem de hasta açısından tanıda devrim niteliğinde bir kolaylık sunar.

Bilgi sahibi olun --> Diş Dolgusu

Diş Röntgeni Teknolojisindeki Yenilikler

Diş röntgeni teknolojisi her yıl önemli ölçüde gelişmektedir. Dijital sensörlerin çözünürlük kapasitesi artmış, radyasyon oranı ise önceki sistemlere göre çok daha düşük seviyelere indirilmiştir. Artık birçok klinikte kablosuz sensör sistemleri kullanılıyor; bu sayede görüntülerin alınması ve analiz edilmesi çok daha hızlı hale geliyor. Ayrıca yapay zekâ destekli analiz yazılımları, röntgen görüntülerindeki olası patolojileri otomatik olarak belirleyip hekimlere öneriler sunabiliyor.

Yeni nesil yazılımlar, diş çürüklerinin erken aşamalarını tespit edebiliyor ve diş eti hastalıklarının seyrini tahmin edebiliyor. Bu sayede tedaviye erkenden başlanarak komplikasyonların önüne geçilebiliyor. Ayrıca bulut tabanlı veri saklama sistemleri, diş röntgeni kayıtlarının güvenli biçimde depolanmasını ve her yerden erişilebilir olmasını sağlıyor.

Tüm bu teknolojik yenilikler, diş röntgeni işlemini daha konforlu, hızlı ve güvenli hale getiriyor. Hem hastalar hem de hekimler için tanı süreci artık daha net, daha kişisel ve daha güvenilir bir yapıya kavuştu. Gelecekte bu teknolojilerin daha da gelişmesiyle, ağız ve diş sağlığı alanında erken teşhis oranlarının artması bekleniyor.

Tıkla öğren --> implant

Yazarlar:

Dt. Yiğit Emrah KURT

Dt. Ömer KADIOĞLU

Dt. Oğuz KARA

Web sitemizde yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı ile yazılmıştır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka diş hekiminize veya kurumumuza başvurunuz.

Hekim Profili

Dr. Melike KENTKURAN

Medikal İnceleme

Dr. Melike KENTKURAN

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı

Profili Gör
Yayınlanma: 02.11.2025
Güncelleme: 01.07.2026

Bu içerik, medikal doğruluk, güncellik ve hasta bilgilendirme standartları açısından Hospitadent Tıbbi Yayın Kurulu yaklaşımına göre değerlendirilmiştir.

Ödüllerimiz

Tümünü Gör ›

2019 – 2020

Sağlık Turizmi Birincisi

Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, 2019 ve 2020 yıllarında Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Hizmet İhracatçıları araştırmasında Dental Sağlık Hizmetleri kategorisinde sağlık turizmi birincisi olmuştur. Hospitadent aynı araştırmada, sağlık kuruluşları arasında ise 2019 yılında 15. sırada 2020 yılında ise 10. sırada yer almıştır. Koşulsuz müşteri memnuniyeti ile çalışan Hospitadent, ağız ve diş tedavilerinde yurt dışından en çok hasta alan sağlık kuruluşu konumundadır.

2013

TEMOS International Quality Certificate

Yurt dışından gelen hastaları yurt dışı departmanları rehberliğinde hiçbir dil sıkıntısı yaşamadan ağırlayan Hospitadent, konaklama imkânı, şehir ve boğaz turları, rehberlik hizmetleri, tedavi ve ilaç gibi birçok konuda destek vererek hasta memnuniyetini maksimum seviyeye çıkarmaktadır. Türk ve yabancı hasta ayrımı yapmadan standart kalite anlayışını uluslararası platforma taşımayı hedefleyen Hospitadent, 2013 yılında "Made in Germany" kalite mührüne dayanarak uluslararası hasta hizmetleri kalitesini dünya çapında değerlendiren ve sertifikalayan kurum Temos'tan "Ağız ve Diş Sağlığı Bakımında Uluslararası Kalite" sertifikası almıştır.

2020

Turquality Marka Destek Programı

16 yıldır yürürlükte olan Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması, Türk malı imajının yerleştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla oluşturulan Turquality Marka Destek Programı'na girmeye hak kazanan Dental Group Hospitadent, markalaşma yolunda önemli bir adım atarak ön plana çıkmıştır. Sağlık alanında sadece beş hastanenin yer aldığı bu programa katılan ilk dental sağlık grubu olmak, kaliteli bir imaj oluşturmanın yanı sıra yüksek standartlarımızı da gözler önüne sermektedir.

2018

Stevie Awards – Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri

Dünyada kabul görmüş başarılı kuruluşları ve yöneticileri ödüllendiren Stevie Awards, dünyanın tek uluslararası iş ödülleri programıdır. Hospitadent, 2018'de dünyanın en başarılı şirketlerinin ödüllendirildiği Stevie Awards'ta "Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri Ödülü"nü alarak Türkiye'de Stevie Awards kazanan ilk hastane oldu. Smiling Center, Dijital Gülüş Tasarımı ve Dental SPA gibi uygulamalar bu ödülün kazanılmasında önemli rol oynadı.

2019 – 2020

Hizmet İhracatçıları Birliği Ödülü

Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Türkiye ekonomisinin yükselen değerlerini onurlandırdığı Hizmet İhracatı Şampiyonları değerlendirmesinde ülke ekonomisine sağladığı katkılar nedeniyle başarı belgesi almaya hak kazandı. Genel sağlık kuruluşları arasında 2019'da 15., 2020'de ise 10. sırada yer alan Hospitadent, koşulsuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla ağız ve diş tedavilerinde liderliğini sürdürüyor.

2021

Great Place To Work® Certified

Çalışanlarımız tarafından doldurulan Great Place To Work anketinin sonuçlarına göre GPTW Türkiye'nin yaptığı değerlendirmede Hospitadent, "Great Place To Work® Certified" şirketi unvanını aldı. En iyi kurum kültürü sertifikasına sahip ilk ve tek diş hastanesi olarak Hospitadent, daha birçok başarıya emin adımlarla ilerlemektedir.