Fiber post uygulaması, kök kanal tedavisi görmüş ve yapısal olarak zayıflamış dişlerin yeniden güçlendirilmesi amacıyla yapılan bir dental işlemdir. Kanal tedavisi sonrasında dişin iç kısmı boşaldığı için, üzerine yapılan dolgu veya kaplama zamanla dişin kırılmasına neden olabilir. Fiber post, bu riski ortadan kaldırmak için diş köküne yerleştirilen, cam elyaf veya kuartz liflerinden üretilmiş bir destek sistemidir. Hem sağlam hem de estetik bir materyal olan fiber post, dişin doğal yapısına benzer elastikiyet gösterir ve bu sayede çiğneme kuvvetlerini dengeli bir şekilde dağıtır.
Uygulama süreci oldukça hassastır. Öncelikle diş hekimi, kanal dolgusu yapılan dişte uygun derinlikte bir boşluk açar. Bu boşluğa fiber post yerleştirilmeden önce özel adeziv yapıştırıcı uygulanır. Ardından post, kanal içine tam oturacak şekilde sabitlenir ve dişin üst kısmı kompozit dolgu materyaliyle yeniden şekillendirilir. Son aşamada, diş üzerine kaplama veya dolgu yapılır. Böylece hem fonksiyonel hem de estetik olarak doğal bir görünüm elde edilir. Fiber post uygulaması, dişi koruyan ve uzun ömürlü hale getiren modern restoratif çözümlerden biridir.
Fiber Post Uygulaması Hangi Durumlarda Tercih Edilir?
Fiber post uygulaması, dişin kron kısmının büyük ölçüde madde kaybına uğradığı durumlarda tercih edilir. Kanal tedavisi yapılmış dişlerde zamanla kırık veya çatlak riski artar. Bu gibi durumlarda post uygulaması, dişin direncini artırmak ve üzerine yapılacak dolgu veya kaplamayı sağlam bir temele oturtmak için gereklidir. Ayrıca diş eti hizasının altında kalan kırıklarda, dişin yeniden yapılandırılmasını desteklemek amacıyla fiber post kullanılabilir.
Özellikle estetik bölge olarak bilinen ön dişlerde fiber post uygulaması oldukça avantajlıdır çünkü malzemenin rengi dişle uyumludur ve ışık geçirgenliği doğal bir görünüm sağlar. Metal postların aksine, gri yansıma veya renk bozulması yaratmaz. Arka dişlerde ise dayanıklılığı artırmak amacıyla tercih edilir. Kısacası fiber post uygulaması, hem estetik hem de mekanik açıdan zayıflamış dişlerin uzun ömürlü bir şekilde korunması için etkili bir çözümdür.
Fiber Post Türleri: Cam, Karbon, Kuartz ve Diğerleri
Fiber post materyalleri farklı lif türlerine göre sınıflandırılır. En yaygın kullanılan türler cam fiber, karbon fiber ve kuartz fiber postlardır. Cam fiber post, estetik açıdan en avantajlı olanıdır çünkü ışık geçirgenliği yüksek olduğundan diş rengini yansıtmaz ve doğal görünüm sağlar. Karbon fiber post ise dayanıklılığıyla öne çıkar, ancak siyah rengi nedeniyle genellikle arka bölgelerde kullanılır. Kuartz fiber post, hem estetik hem de mekanik dayanıklılık açısından dengeli bir seçenektir ve ön dişlerde sıklıkla tercih edilir.
Bazı üreticiler, bu lifleri özel reçinelerle güçlendirerek daha esnek ve dayanıklı postlar geliştirir. Bu sayede diş dokusuna daha iyi uyum sağlanır. Ayrıca, postun şekli ve kalınlığı da farklı modellerde sunulur. Konik veya silindirik tasarımlar, diş kanalının yapısına göre seçilir. Hekim, hastanın diş yapısını ve tedavi ihtiyacını değerlendirerek en uygun fiber post türünü belirler. Böylece hem uzun ömürlü hem de estetik açıdan tatmin edici bir sonuç elde edilir.
Fiber Post ile Metal Post Arasındaki Farklar
Fiber post ve metal post uygulamaları aynı amaca hizmet etse de kullanılan materyallerin özellikleri farklı olduğu için sonuçlar da farklıdır. Metal postlar uzun yıllar boyunca kök destekleme amacıyla kullanılmıştır, ancak zamanla estetik ve biyouyumluluk açısından bazı dezavantajlar ortaya çıkmıştır. Metal postlar, dişin doğal esnekliğinden daha sert oldukları için çiğneme kuvvetlerini kök ucuna iletebilir ve bu da zamanla kök kırıklarına yol açabilir. Ayrıca, metal rengi ince dişlerde yansıma yaparak estetik açıdan rahatsız edici bir görüntü oluşturabilir.
Fiber post uygulaması bu dezavantajları ortadan kaldırır. Malzemenin esnekliği doğal diş dokusuna benzer olduğu için kuvvetler daha dengeli dağılır. Ayrıca şeffaf yapısı sayesinde kaplama altından yansıma yapmaz ve doğal görünüm korunur. Metal postlar çıkarılması zor ve invaziv işlemler gerektirirken fiber postlar gerektiğinde kolayca sökülebilir. Bu özellik, ileride yapılacak restorasyon veya yenileme işlemlerini de kolaylaştırır. Sonuç olarak fiber post, modern diş hekimliğinde metal postların yerini büyük ölçüde almış, estetik ve biyomekanik açıdan üstün bir alternatiftir.
Fiber Post Uygulamasının Aşamaları: Planlama, Yerleştirme, Sabitleme
Fiber post uygulaması birkaç aşamadan oluşur ve her adımın titizlikle yapılması tedavi başarısı için kritik öneme sahiptir. İlk olarak diş hekimi, kök kanalının durumunu değerlendirir ve uygun post uzunluğunu belirler. Kök kanalı içindeki dolgu materyali belirli bir derinliğe kadar çıkarılır. Bu işlem sırasında kanalın duvarları zarar görmemelidir. Daha sonra kanalın içi özel frezlerle hazırlanır ve yapıştırıcı uygulamasına geçilir.
Adeziv sistemler, fiber post ile diş dokusu arasında güçlü bir bağ oluşturur. Post, yapıştırıcıyla birlikte kanal içine yerleştirilir ve ışıkla sertleşmesi sağlanır. Sabitleme işlemi tamamlandıktan sonra postun üzerine kompozit dolgu veya kuron hazırlanır. Bu aşamada estetik ve fonksiyonun tam olarak sağlanması hedeflenir. İşlem genellikle tek seansta tamamlanabilir. Hekimin deneyimi ve kullanılan materyalin kalitesi, fiber postun uzun ömürlü olmasında belirleyici rol oynar.
Fiber post uygulaması tamamlandıktan sonra diş, hem görünüm hem de dayanıklılık açısından doğal dişlerden ayırt edilemeyecek bir hale gelir. Bu yöntem, özellikle kırık veya madde kaybı olan dişlerde dişin çekilmeden korunmasını sağlar ve ağız sağlığını uzun süre güvence altına alır.
Fiber Post Uygulamasında Kullanılan Yapıştırıcılar ve Teknikler

Fiber post uygulamasında en kritik aşamalardan biri, postun diş kanalına güvenli ve dayanıklı şekilde sabitlenmesidir. Bu aşama için özel yapıştırıcı sistemler, yani adeziv simanlar kullanılır. Bu simanlar diş dokusuna kimyasal olarak bağlanarak yüksek tutuculuk sağlar. Günümüzde en sık tercih edilen yapıştırıcılar, rezin bazlı dual-cure simanlardır. Bu malzemeler hem kimyasal reaksiyonla hem de ışıkla sertleşme özelliğine sahiptir. Böylece kanalın derin kısımlarında bile güçlü bir bağ elde edilir.
Kanal duvarı ile fiber post arasındaki boşluğun tamamen dolması, işlem başarısını belirler. Bu nedenle post yerleştirilmeden önce kanalın yüzeyi pürüzlendirilir ve kurutulur. Ardından bağlayıcı ajan uygulanır. Yapıştırıcı sürüldükten sonra fiber post dikkatlice yerleştirilir ve sabitleme aşaması ışıkla aktive edilir. Hekim, bu işlemleri hızlı ve hassas bir şekilde yapmalıdır çünkü rezin materyallerin çalışma süresi kısadır.
Gelişmiş adeziv teknolojileri sayesinde fiber post ile diş dokusu arasında esnek ve uzun ömürlü bir bağlantı sağlanır. Bu bağlantı, çiğneme kuvvetlerinin dengeli dağılımına yardımcı olur. Doğru yapıştırıcı seçimi ve uygulama tekniği, fiber post uygulamasının başarısında en az materyalin kendisi kadar belirleyici bir faktördür.
Fiber Post Uygulaması Sonrası İyileşme Süreci ve Bakım
Fiber post uygulaması sonrasında genellikle özel bir iyileşme sürecine gerek yoktur çünkü işlem minimal invazivdir. Ancak dişin kanal tedavisi geçmişi olduğundan, işlem sonrası birkaç gün hafif hassasiyet yaşanabilir. Bu durum normaldir ve zamanla kendiliğinden kaybolur. Hekim, hastaya çiğneme alışkanlıklarını bir süre dikkatli şekilde sürdürmesini önerir. Özellikle işlem yapılan dişin üzerine sert gıdalarla baskı yapılmamalıdır.
İlk 24 saat boyunca çok sıcak veya soğuk yiyeceklerden kaçınılması önerilir. Dişin yeni yapısına alışma süreci genellikle kısa sürer. Ağız hijyenine özen göstermek, diş etlerinin sağlıklı kalmasını ve tedavinin uzun ömürlü olmasını sağlar. Düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve ağız gargarası alışkanlığı korunmalıdır. Ayrıca hekim, uygulamadan birkaç hafta sonra kontrol randevusu planlar. Bu sayede fiber postun pozisyonu ve kompozit bağlantısı kontrol edilir.
Bakımın düzenli yapılması, fiber post uygulamasının dayanıklılığını artırır. Doğru bakımla bu tip restorasyonlar uzun yıllar sorunsuz şekilde kullanılabilir. Hekim önerilerine uymak, tedavi sürecinin başarısını korumak için en önemli adımdır.
Fiber Post Uygulamasının Avantajları ve Dezavantajları
Fiber post uygulaması, diş hekimliğinde hem estetik hem de fonksiyonel açıdan birçok avantaj sunar. Öncelikle materyalin şeffaf yapısı, diş rengini yansıtmaz ve doğal görünüm sağlar. Metal postlarda görülen gri renklenmeler bu yöntemde ortaya çıkmaz. Ayrıca fiber post, dişin elastikiyetine yakın bir yapıya sahip olduğu için çiğneme kuvvetlerini doğal diş gibi dağıtır. Bu özellik, kök kırığı riskini önemli ölçüde azaltır. Uygulama sırasında diş dokusuna minimal müdahale yapılır, bu da tedaviyi daha konforlu hale getirir.
Dezavantaj olarak, işlem sırasında kullanılan adeziv sistemlerin nemden etkilenme olasılığı vardır. Bu nedenle uygulama çok dikkatli yapılmalı, kanal içi tamamen kuru tutulmalıdır. Ayrıca, materyalin uzun süreli dayanıklılığı dişin genel durumu ve hastanın bakım alışkanlıklarıyla yakından ilişkilidir. İleri derecede zayıflamış dişlerde, yalnızca fiber postun yeterli olmadığı durumlar olabilir ve ek destek gerektirebilir. Buna rağmen, genel olarak fiber post uygulaması estetik, dayanıklılık ve biyouyumluluk açısından modern diş hekimliğinde en çok tercih edilen yöntemlerden biridir.
Fiber Post Uygulaması Fiyatları 2025: Türkiye Güncel Durum
2025 yılı itibarıyla fiber post uygulaması fiyatları, kullanılan materyalin kalitesine, kliniğin donanımına ve hekimin uzmanlık düzeyine göre değişiklik göstermektedir. Bu farkın temel nedeni, kullanılan fiber postun markası ve uygulamada tercih edilen yapıştırıcı sistemlerin maliyetidir. Ayrıca bazı klinikler, işlemi kuron kaplama ile birlikte paket halinde sunarak toplam maliyeti optimize eder.
Yüksek kaliteli fiber postlar genellikle ithal ürünlerdir ve uzun ömürlü kullanım sağlar. Bu tür materyallerle yapılan uygulamalar, ilk etapta daha yüksek maliyetli görünse de uzun vadede revizyon ihtiyacını azaltır. Devlet hastanelerinde veya üniversite kliniklerinde fiyatlar daha uygun olabilir, ancak bekleme süresi özel kliniklere göre daha uzundur.
Hastaların işlem öncesinde detaylı bir muayene yaptırması, net bir fiyat tahmini almak açısından önemlidir. Çünkü dişin durumu, kanalın yapısı ve ihtiyaç duyulacak ek işlemler fiyatı doğrudan etkiler. Genel olarak fiber post uygulaması, dişin çekilmesini önleyip uzun ömürlü bir çözüm sunduğu için maliyetine değer bir tedavi seçeneğidir.
Fiber Post Uygulamasında Karşılaşılan Komplikasyonlar

Her dental işlemde olduğu gibi fiber post uygulamasında da bazı komplikasyonlar ortaya çıkabilir. En yaygın sorun, postun zamanla gevşemesi veya yerinden oynamasıdır. Bu durum genellikle yapıştırıcının kanal duvarına tam olarak tutunmaması ya da aşırı çiğneme kuvvetleri nedeniyle oluşur. Böyle bir durumda post yeniden sabitlenebilir veya gerektiğinde değiştirilir.
Nadir de olsa, dişin kök kısmında mikro çatlaklar meydana gelebilir. Bu, genellikle dişin önceden zayıf olmasıyla ilişkilidir. Ayrıca kanalın derin kısımlarında nem kalması, yapıştırıcının tam sertleşmesini engelleyebilir. Bu nedenle işlem sırasında kuru bir çalışma ortamı sağlamak önemlidir. Diğer bir olasılık da postun kırılmasıdır; ancak bu durum kaliteli materyal ve doğru teknik kullanıldığında son derece nadirdir.
Komplikasyon riskini azaltmanın en etkili yolu, tecrübeli bir hekim tarafından doğru materyal seçimiyle yapılan uygulamadır. Hastanın da işlem sonrası önerilere uyması, gereksiz yüklenmelerden kaçınması ve düzenli kontrollerini aksatmaması gerekir. Bu şekilde fiber post uygulaması uzun yıllar boyunca güvenli ve dayanıklı bir restorasyon olarak kullanılabilir.
Kök Kanal Tedavisi Görmüş Dişlerde Fiber Post Uygulaması
Kök kanal tedavisi gören dişler, zamanla iç yapısını kaybettiği için kırılgan hale gelir. Bu dişlerde yapılan dolgular veya kaplamalar, sağlam bir temel üzerine oturmadığında uzun vadede başarısız olabilir. İşte bu noktada fiber post uygulaması devreye girer. Kök kanal tedavisi sonrası dişin içine yerleştirilen fiber post, dişin kökünü destekler ve üzerine yapılacak restorasyonun dayanıklılığını artırır. Uygulama, kanalın merkezine uygun derinlikte bir boşluk açılmasıyla başlar ve özel yapıştırıcılarla post sabitlenir.
Fiber post, kanalın doğal formuna uyum sağlayarak diş dokusuyla bütünleşir. Bu sayede çiğneme kuvvetleri dengeli biçimde dağılır ve kök kısmında aşırı baskı oluşmaz. Bu özellik, özellikle arka bölgelerdeki yük taşıyan dişlerde büyük avantaj sağlar. Metal postların aksine, fiber post dişin doğal elastikiyetine yakın bir yapı sunduğu için kırılma riski azalır. Ayrıca şeffaf yapısı sayesinde ön dişlerde estetik açıdan görünmez. Kök kanal tedavisi sonrası fiber post kullanımı, hem yapısal hem de estetik açıdan dişi koruyan en güvenli yaklaşımlardan biridir.
Fiber Post Uygulamasının Estetik Etkisi: Gizli ve Doğal Çözümler
Fiber post uygulaması yalnızca dişi güçlendirmekle kalmaz, aynı zamanda estetik görünüm açısından da büyük avantaj sağlar. Özellikle ön bölgede yapılan restorasyonlarda, doğal ışığın dişten geçmesi estetik bir görüntü oluşturur. Metal postlarda görülen gri renk yansıması veya matlık, fiber postta tamamen ortadan kalkar. Şeffaf malzeme, dişin doğal rengini ve parlaklığını koruyarak daha canlı bir sonuç verir.
Fiber post, porselen veya zirkonyum kaplamalarla mükemmel uyum sağlar. Işık geçirgenliği bu malzemelerle aynı seviyededir, bu da dişin yapay görünmesini engeller. Ayrıca diş eti hizasında renk farkı oluşmaz; bu özellik, gülüş estetiğinde büyük önem taşır. Bu nedenle özellikle estetik bölge restorasyonlarında fiber post uygulaması diş hekimlerinin birincil tercihidir. Doğal görünüm, yalnızca güzel bir gülüş değil, aynı zamanda hastada yüksek memnuniyet anlamına gelir.
Merak edenler için –> Kanal Tedavisi
Fiber Post Uygulaması ile Dayanıklılığı Artırma Yöntemleri
Fiber post uygulamasının uzun ömürlü olabilmesi için işlem yalnızca doğru materyalle değil, doğru teknikle de yapılmalıdır. Öncelikle diş kanalının içi tam olarak temizlenmeli ve nemden arındırılmalıdır. Nem, yapıştırıcının bağlanma gücünü azaltarak uzun vadede gevşeme riski oluşturabilir. Ayrıca kullanılan adeziv sistemin kalitesi ve uygulama şekli dayanıklılığı doğrudan etkiler. Dual-cure rezin simanlar, hem kimyasal hem de ışıkla sertleştiği için daha güçlü bağlantı oluşturur.
Hekimin seçtiği fiber post tipi de önemli bir etkendir. Kanalın formuna uygun çapta ve esneklikte bir post seçilmesi gerekir. Gereğinden kalın postlar, kanal duvarına baskı yaparak mikro çatlaklara neden olabilir. Ayrıca postun üst kısmının kompozit dolgu veya porselenle doğru şekilde entegre edilmesi gerekir. Bu bağlantı, çiğneme kuvvetlerinin eşit dağılmasını sağlar. Uygulama sonrasında düzenli kontroller ve iyi ağız hijyeni, fiber postun ömrünü uzatır. Doğru teknik, malzeme kalitesi ve hasta bakımı birleştiğinde bu tür restorasyonlar yıllarca sorunsuz biçimde kullanılabilir.
Bilgi sahibi olun –> Lamine Diş
Fiber Post Uygulaması ve Diş Kırığı Riskinin Azaltılması
Kanal tedavisi görmüş dişlerin en büyük riski kök kırıklarıdır. Bu kırıklar genellikle dişin iç yapısının zayıflamasından ve çiğneme kuvvetlerinin yanlış dağılmasından kaynaklanır. Fiber post uygulaması, bu riski azaltmak için geliştirilmiş en etkili yöntemlerden biridir. Fiber materyalin elastikiyeti, dişin doğal esnekliğine çok yakındır. Bu sayede kuvvetler emilir ve diş köküne zarar vermeden dağılır. Metal postlar gibi sert bir direnç oluşturmadığından, çiğneme sırasında oluşan mikro titreşimler kök dokusuna zarar vermez.
Ayrıca fiber postun dişle kimyasal olarak bağlanması, iç yapıda bütünlük sağlar. Böylece diş, tek parça gibi hareket eder ve kırılma olasılığı düşer. Özellikle önceden zayıflamış dişlerde, bu tür bir destek sistemi dişin ömrünü belirgin şekilde uzatır. Klinik araştırmalar, fiber post uygulaması yapılan dişlerde kök kırığı riskinin metal post kullanılan dişlere göre çok daha düşük olduğunu göstermektedir. Bu nedenle günümüzde diş hekimleri, dayanıklılığı artırırken kırılma riskini azaltmak amacıyla fiber post uygulamasını tercih etmektedir.
İlginizi çekebilir –> Diş Dolgusu
Fiber Post Uygulamasındaki Teknolojik Yenilikler ve Gelecek Trendler
Diş hekimliğinde kullanılan fiber post materyalleri son yıllarda büyük gelişim göstermiştir. Yeni nesil postlar, kuartz ve zirkonyum lifleriyle güçlendirilmiş hibrit yapılar içerir. Bu sayede hem dayanıklılık artar hem de estetik görünüm korunur. Ayrıca üretim teknolojilerinde lazer kesim yöntemleri kullanılmakta, bu da postun kanal içine daha hassas şekilde oturmasını sağlar. Yapıştırıcı sistemlerdeki gelişmeler de fiber post uygulamasının başarısını artırmıştır. Özellikle nano-partikül katkılı adezivler, diş dokusuna mikroskobik düzeyde bağlanarak uzun ömürlü bir bağlantı oluşturur.
Gelecekte fiber post teknolojisinin biyouyumlu ve kendi kendini onarabilen materyallerle daha da gelişmesi beklenmektedir. Bazı araştırmalarda, post materyaline elastik polimer tabakaları eklenerek titreşim emici sistemler geliştirilmiştir. Bu sayede çiğneme kuvvetleri daha da dengeli dağılabilir. Ayrıca yapay zekâ destekli tarama sistemleri, dişin iç yapısına göre kişiye özel post üretimini mümkün hale getirmeye başlamıştır.
Bu teknolojik ilerlemeler, fiber post uygulamasını sadece bir tedavi yöntemi olmaktan çıkarıp, diş hekimliğinde uzun ömürlü koruma standartlarından biri haline getirmiştir. Estetik, dayanıklılık ve biyomekanik açıdan gelişen bu sistemlerin önümüzdeki yıllarda çok daha geniş bir kullanım alanına sahip olması beklenmektedir.
Tıkla öğren –> implant
Hekim Profili
Bu içerik, medikal doğruluk, güncellik ve hasta bilgilendirme standartları açısından Hospitadent Tıbbi Yayın Kurulu yaklaşımına göre değerlendirilmiştir.
Ödüllerimiz
Tümünü Gör ›2019 – 2020
Sağlık Turizmi Birincisi
Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, 2019 ve 2020 yıllarında Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Hizmet İhracatçıları araştırmasında Dental Sağlık Hizmetleri kategorisinde sağlık turizmi birincisi olmuştur. Hospitadent aynı araştırmada, sağlık kuruluşları arasında ise 2019 yılında 15. sırada 2020 yılında ise 10. sırada yer almıştır. Koşulsuz müşteri memnuniyeti ile çalışan Hospitadent, ağız ve diş tedavilerinde yurt dışından en çok hasta alan sağlık kuruluşu konumundadır.
2013
TEMOS International Quality Certificate
Yurt dışından gelen hastaları yurt dışı departmanları rehberliğinde hiçbir dil sıkıntısı yaşamadan ağırlayan Hospitadent, konaklama imkânı, şehir ve boğaz turları, rehberlik hizmetleri, tedavi ve ilaç gibi birçok konuda destek vererek hasta memnuniyetini maksimum seviyeye çıkarmaktadır. Türk ve yabancı hasta ayrımı yapmadan standart kalite anlayışını uluslararası platforma taşımayı hedefleyen Hospitadent, 2013 yılında "Made in Germany" kalite mührüne dayanarak uluslararası hasta hizmetleri kalitesini dünya çapında değerlendiren ve sertifikalayan kurum Temos'tan "Ağız ve Diş Sağlığı Bakımında Uluslararası Kalite" sertifikası almıştır.
2020
Turquality Marka Destek Programı
16 yıldır yürürlükte olan Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması, Türk malı imajının yerleştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla oluşturulan Turquality Marka Destek Programı'na girmeye hak kazanan Dental Group Hospitadent, markalaşma yolunda önemli bir adım atarak ön plana çıkmıştır. Sağlık alanında sadece beş hastanenin yer aldığı bu programa katılan ilk dental sağlık grubu olmak, kaliteli bir imaj oluşturmanın yanı sıra yüksek standartlarımızı da gözler önüne sermektedir.
2018
Stevie Awards – Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri
Dünyada kabul görmüş başarılı kuruluşları ve yöneticileri ödüllendiren Stevie Awards, dünyanın tek uluslararası iş ödülleri programıdır. Hospitadent, 2018'de dünyanın en başarılı şirketlerinin ödüllendirildiği Stevie Awards'ta "Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri Ödülü"nü alarak Türkiye'de Stevie Awards kazanan ilk hastane oldu. Smiling Center, Dijital Gülüş Tasarımı ve Dental SPA gibi uygulamalar bu ödülün kazanılmasında önemli rol oynadı.
2019 – 2020
Hizmet İhracatçıları Birliği Ödülü
Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Türkiye ekonomisinin yükselen değerlerini onurlandırdığı Hizmet İhracatı Şampiyonları değerlendirmesinde ülke ekonomisine sağladığı katkılar nedeniyle başarı belgesi almaya hak kazandı. Genel sağlık kuruluşları arasında 2019'da 15., 2020'de ise 10. sırada yer alan Hospitadent, koşulsuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla ağız ve diş tedavilerinde liderliğini sürdürüyor.
2021
Great Place To Work® Certified
Çalışanlarımız tarafından doldurulan Great Place To Work anketinin sonuçlarına göre GPTW Türkiye'nin yaptığı değerlendirmede Hospitadent, "Great Place To Work® Certified" şirketi unvanını aldı. En iyi kurum kültürü sertifikasına sahip ilk ve tek diş hastanesi olarak Hospitadent, daha birçok başarıya emin adımlarla ilerlemektedir.
