Estetik Dolguların Normal Dolgulardan Farkı Nedir? Kimler için Uygundur?

Geleneksel diş hekimliği uygulamaları uzun yıllar boyunca sadece fonksiyonu geri kazandırmaya, yani çürük nedeniyle oluşan boşlukları mekanik olarak kapatmaya odaklanmıştır. Bu amaçla kullanılan koyu renkli metal alaşımlar, çiğneme kuvvetlerine karşı her ne kadar dirençli olsalar da, gülerken veya konuşurken ağız içinde yarattıkları karanlık görüntü nedeniyle günümüz estetik standartlarının çok gerisinde kalmıştır. Modern restoratif diş hekimliği ise sağlığı ve fonksiyonu yeniden tesis ederken, doğal diş minesinin görsel özelliklerini birebir taklit eden biyo-mimetik materyallere yönelmiştir. Günümüzde diş dolguları artık sadece bir "yama" olarak görülmemekte; dişin orijinal anatomik formunu, höyük yapılarını ve ışık geçirgenliğini saniyeler içinde taklit eden sanatsal bir restorasyon olarak uygulanmaktadır. Diş koruma felsefesindeki bu köklü değişim, materyal biliminin sunduğu yeniliklerle birleşerek hastalara hem biyolojik açıdan sağlıklı hem de görsel olarak tamamen görünmez tedaviler sunmaktadır.

Estetik Diş Dolgusu Nedir ve Nasıl Tanımlanır?

Klinik diş hekimliğinde bu modern yaklaşım, dişin çürük veya travma nedeniyle kaybedilmiş sert dokularını, kompozit reçine veya seramik bazlı dolgu malzemeleri kullanarak doğal diş renginde ve formunda restore etme işlemidir. Bu işlemin temel amacı, dolgu yapıldığı gerçeğini tamamen gizleyerek dişi hiç çürümemiş gibi orijinal haline döndürmektir.

Bu tedavide kullanılan kompozit materyaller, silikon dioksit içeren seramik mikro-parçacıklarla güçlendirilmiş özel organik reçinelerden oluşur. Hekim, hastanın diş rengine uygun farklı opaklık ve şeffaflıktaki katmanları seçerek dişe şekil verir. Bu yönüyle estetik diş dolgusu uygulamaları, sadece bir boşluğu doldurmaktan öte, ışık yansımalarını ve diş yüzeyindeki doğal girinti çıkıntıları (morfolojiyi) sanatsal bir hassasiyetle taklit eden mikro-restoratif bir mühendislik çalışmasıdır.

Estetik Dolguların Normal Dolgulardan Farkı Nedir?

Bir restorasyonun sadece işlevsel mi olacağı yoksa dişle tamamen bütünleşip görünmez mi olacağı sorusu, kullanılan materyallerin kimyasal yapısıyla ve felsefesiyle doğrudan ilişkilidir. Temel olarak estetik dolguların normal dolgulardan farkı, kullanılan malzemenin biyo-uyumluluğunda, estetik kalitesinde ve dişe tutunma mekanizmasında saklıdır:

  • Biyometik Bağlanma ve Diş Dokusunun Korunması: Normal (amalgam) dolgular dişe kimyasal olarak bağlanamaz; sadece mekanik bir sıkışmayla yuvanın içinde dururlar. Bu durum, dolgunun düşmemesi için hekimin sağlıklı diş dokusundan da fazladan aşındırma yapmasını zorunlu kılar. Kompozit reçine bazlı estetik restorasyonlar ise özel bonding ajanları sayesinde mine ve dentin dokusuna mikroskobik düzeyde kimyasal olarak kilitlenir. Dolayısıyla sadece çürük doku kaldırılır, sağlıklı diş yapısı maksimum düzeyde korunur.
  • Optik Özellikler ve Kusursuz Görünmezlik: Geleneksel amalgam dolgular koyu gri, metalik bir renge sahiptir ve ağızda yapay bir "yama" görüntüsü yaratır. Estetik dolguların normal dolgulardan farkı ise doğal mine dokusunun ışığı geçirme ve yansıtma (transluesens) karakterini birebir sergilemesidir. Farklı renk katmanları sayesinde dolgu, diş ile öyle bir bütünleşir ki çıplak gözle ayırt edilmesi imkansızdır.
  • Termal Genleşme ve Çatlak Risklerinin Önlenmesi: Metal dolgular, ağza giren sıcak ve soğuk yiyeceklerden etkilenerek doğal dişe göre çok daha fazla genleşir veya büzülür. Yıllar süren bu mikro hareketler, dişin sağlam duvarlarında sinsi dikey çatlakların oluşmasına yol açabilir. Estetik malzemelerin termal genleşme katsayısı ise insan dişiyle neredeyse aynıdır; bu sayede dişi içten içe zorlamaz ve yapısal bütünlüğü korur.

Kompozit Reçine Malzemesinin Yapısal Özellikleri Nelerdir?

Modern estetik diş restorasyonlarının başarısı, laboratuvar ortamında nano-teknolojiyle optimize edilen kompozit blokların ve pastaların sahip olduğu üstün fiziksel niteliklere dayanır.

Nano-Hibrit Parçacık Yoğunluğu

Modern kompozitlerin içeriğinde, boyutları milimetrenin milyonda biri kadar olan nano-parçacıklar yer alır. Bu yüksek yoğunluklu yapı, malzemenin çiğneme kuvvetlerine karşı aşırı dirençli olmasını sağlarken, yüzeyin pürüzsüzce parlatılmasına da olanak tanır. Pürüzsüz yüzey, bakteri plağının dolguya tutunmasını zorlaştırır.

Düşük Polimerizasyon Büzülmesi

Eski nesil beyaz dolgular, mavi ışıkla sertleştirildiklerinde hacimsel olarak büzülür ve diş ile dolgu arasında gözle görülmeyen mikro boşluklar bırakırdı. Günümüz estetik kompozitlerinde ise bu büzülme katsayısı minimuma indirilmiştir; böylece dolgu kenarlarında sızıntı ve hassasiyet oluşma riski tamamen engellenir.

Bukalemun (Chameleon) Etkisi

Gelişmiş estetik malzemeler, yerleştirildikleri doğal dişin rengini etraftan emerek kendi içine yansıtma özelliğine sahiptir. Bu optik bukalemun karakteri, dolgu ile diş arasındaki sınır çizgisini tamamen ortadan kaldırarak kusursuz bir renk adaptasyonu sağlar.

Bu İleri Restoratif Tedavi Kimler İçin Uygundur?

Diş yapısındaki bozulmaları hem estetik hem de biyolojik olarak en korumacı yoldan çözmek isteyen her yaştan birey bu tedavi için uygun birer adaydır. Diş hekimleri özellikle şu durumlarda bu yöntemi öncelikli olarak değerlendirir:

  • Ön grup dişlerinde çürük, kırık veya yapısal form bozukluğu bulunan ve gülerken dolgularının görünmesini istemeyen tüm hastalar.
  • Arka azı dişlerinde geniş çürükleri olan ancak ağzını açtığında gri metalik bir görüntü yerine doğal diş rengini korumak isteyen bireyler.
  • Ağzında eski, kenar uyumu bozulmuş, sızıntı yapan veya estetik dışı duran cıva içerikli amalgam dolgularını güvenli bir şekilde değiştirmek isteyenler.
  • Dişlerinin arasında küçük aralıklar (diastema) bulunan ve ortodontik tel takmadan, çok kısa sürede bu boşlukları kapatmayı hedefleyen kişiler.
  • Diş boyunlarında fırçalama hatasına veya aşınmaya bağlı olarak gelişen hassas, sarımsı çentiklerin (kama defektleri) kapatılmasında.

Ön Dişlerde Estetik Dolguların Normal Dolgulardan Farkı Nedir?

Estetik Dolguların Normal Dolgulardan Farkı Nedir?

Ön dişler, yüz estetiğinin ve konuşma fonetiğinin merkezinde yer aldığı için bu bölgede yapılacak restorasyonların hata payı sıfırdır. Ön bölgede estetik dolguların normal dolgulardan farkı, hekimin bir tabakalama (layering) tekniği kullanmak zorunda olmasıdır.

Normal bir diş dolgusu işleminde tek bir renk hamuru yuvaya yerleştirilip sertleştirilirken; ön bölge estetik dolgularında dişin içindeki opak dentin tabakası için ayrı, dışındaki şeffaf mine tabakası için ayrı kompozit tonları katman katman uygulanır. Hekim, dişin en uç kısmındaki şeffaf (halo) efektini bile dolguya işler. Normal dolgular ön dişlerde donuk, mat ve yapay bir plastik görüntüsü verirken, estetik dolgu ışığı kendi içine emip derinlik yaratarak dişi tamamen canlı gösterir.

Arka Azı Dişlerinde Kompozit Dolgular Güvenli midir?

Geçmiş yıllarda beyaz dolguların arka dişlerdeki yoğun çiğneme basınçlarına dayanamayacağı ve çabuk aşınacağı yönünde yaygın bir inanış vardı. Ancak nano-teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu durum tamamen tarih olmuştur. Arka azı bölgesinde estetik dolguların normal dolgulardan farkı, seramik parçacıklarla ultra güçlendirilmiş "posterior" kompozitlerin kullanılmasıdır.

Bu özel malzemeler, arka dişlerin maruz kaldığı yüzlerce kiloluk dikey kırma kuvvetlerine karşı en az metal dolgular kadar yüksek bir bükülme direnci sergiler. Ayrıca, metal dolgular gibi zamanla kenarlarından sızıntı yapmadıkları için dişin iç yapısını ikincil çürüklerden çok daha güvenli bir şekilde korurlar. Arka dişlerde estetik yaklaşım, hem mekanik dayanıklılığı hem de ağız içi görsel konforu aynı anda sunan son derece güvenli bir tıbbi prosedürdür.

Estetik Restorasyonların Klinik Aşamaları Nasıl İlerler?

Kişiye özel bir görünmez dolgu uygulamasının başarısı, klinikte milimetrik ve nemsiz bir ortamda yürütülen son derece hassas ve titiz şu aşamalara dayanır:

  • Renk Seçimi ve İzolasyon: Diş yüzeyi temizlendikten sonra, gün ışığı altında özel renk skalaları ile dişin tonu belirlenir. Ardından, dolgu alanının tükürükten tamamen korunması için ağza koruyucu lastik örtü (rubber dam) yerleştirilir.
  • Çürüğün Minimal Uzaklaştırılması: Hekim, mikro-enstrümanlar kullanarak sadece enfekte olmuş çürük dokuyu temizler. Sağlıklı diş dokusuna kesinlikle dokunulmaz ve dolgu için basamaksız pürüzsüz sınırlar oluşturulur.
  • Asitleme ve Bonding Kilitlenmesi: Temizlenen yüzeye, mikro gözenekler açması için kısa süreli bir jel uygulanır. Ardından, dişe kimyasal olarak yapışmayı sağlayan sıvı bonding ajanı sürülür ve mavi ultraviolet ışıkla sertleştirilir.
  • Tabakalı Yerleştirme ve Optik Şekillendirme: Kompozit malzeme, dişin anatomik tabakalarına uygun olarak küçük porsiyonlar halinde yuvaya yerleştirilir ve her katman ışıkla dondurulur. Hekim, dişin orijinal höyük ve oluk çizgilerini dolguya işler.
  • Bitirme ve Yüksek Glazür Parlatımı: Sertleşen dolgu, ince elmas frezler ve özel diskler yardımıyla kapanış dengesine göre tesviye edilir. Son olarak, porselen pürüzsüzlüğüne ulaşması için keçe ve parlatıcı patlarla cilalanır.

Eski Amalgam Dolgular Estetik Dolgularla Değiştirilmeli midir?

Ağzında uzun yıllar önce yapılmış gri-siyah renkli amalgam dolgular taşıyan birçok hasta, bunları estetik dolgularla yeniletmenin gerekli olup olmadığını merak etmektedir. Eğer mevcut metal dolgunun kenar uyumu tamamen bozulmuşsa, dolgu sınırlarından sızan bakteriler altta yeni bir gizli çürük başlatmışsa veya metal dolgu dişte mikro çatlaklar yaratmışsa, değiştirilmesi kesinlikle tıbbi bir zorunluluktur.

Ayrıca, hastanın estetik kaygıları ve gülerken yaşadığı özgüven eksikliği de değişim için rasyonel bir endikasyondur. Söküm işlemi sırasında açığa çıkan cıva buharından hastayı korumak için klinikte "smart protokolü" uygulanır; yüksek emişli özel vakumlar ve lastik örtüler kullanılarak eski metal dolgu saniyeler içinde güvenle uzaklaştırılır ve yerine sağlıklı, biyo-uyumlu estetik restorasyonlar yerleştirilir.

Büyük Madde Kayıplarında İnley ve Onley Dolgular Nedir?

Bir dişteki çürük veya kırık miktarı aşırı derecede büyükse, standart bir kompozit dolgu çiğneme kuvvetlerini taşımakta yetersiz kalabilir. Dişi tamamen kesip küçülterek kuron (kaplama) yapmak yerine, modern diş hekimliği daha koruyucu bir bilgisayarlı çözüm sunar: İnley ve Onley dolgular (porselen dolgu).

Bu yöntemde, estetik dolguların normal dolgulardan farkı, dolgunun doğrudan hasta ağzında şekillendirilmemesidir. Hekim dişi temizledikten sonra dijital kameralarla 3D ölçü alır. Laboratuvardaki CAD/CAM cihazlarında, hastanın dişine milimetrik olarak uyacak saf seramik veya hibrit bloklardan bir dolgu parçası kazınır. Bir yapboz parçası gibi dişteki boşluğa mükemmel şekilde yapıştırılan bu porselen dolgular, hem aşınmaya karşı ömür boyu direnç gösterir hem de dişi küçültülmekten kurtaran mükemmel bir ara tedavi köprüsü vazifesi görür.

Estetik Dolgular Ağrı ve Sızı Yapar mı?

Estetik Dolguların Normal Dolgulara Göre Avantajları

Hayır, operasyon esnasında hastaların herhangi bir akut ağrı veya keskin bir sızı hissetmesi modern anestezi teknikleri sayesinde kesinlikle söz konusu değildir. İşleme başlanmadan önce ilgili bölge tamamen uyuşturulur; hasta sadece cihazların su spreyini ve hafif mekanik basısını algılar.

Tedavi sonrasındaki ilk birkaç gün, özellikle çok derin çürüklerin temizlendiği vakalarda, soğuk ve sıcak yiyeceklere karşı hafif bir sızı veya çiğneme sırasında küçük bir hassasiyet hissedilmesi biyolojik olarak tamamen normaldir. Bu durum, dişin içindeki canlı sinir dokusunun yapılan işleme karşı gösterdiği geçici bir savunma reaksiyonudur. Yaklaşık 1-2 hafta içinde diş içindeki dentin köprüleri yeniden örülür, hassasiyet tamamen kaybolur ve konforlu kullanım başlar.

Dolgunun Ömrü Ne Kadardır ve Zamanla Renk Değiştirir mi?

Yüksek kaliteli nano-kompozit malzemelerle ve hassas bir işçilikle yapılan estetik dolguların ağız içi fonksiyonel ömrü, hastanın bakım disipliniyle birleştiğinde 7 ila 10 yılı rahatlıkla aşabilir. Malzemenin dayanıklılığı insan minesiyle büyük bir benzerlik gösterir. Renk değişimi konusu ise tamamen hastanın günlük behavioral alışkanlıklarına bağlıdır.

Yeni nesil estetik dolguların normal dolgulardan farkı, yüzeylerinin porselen pürüzsüzlüğünde parlatılabilmesidir; bu sayede lekelere karşı oldukça dirençlidirler. Ancak hasta aşırı düzeyde sigara tüketiyorsa, günde birden fazla bardak koyu siyah kahve veya çay içiyor ve ağız hijyenini ihmal ediyorsa, zamanla dolgu kenarlarında mikro düzeyde yüzeysel renklenmeler görülebilir. Bu gibi durumlarda, altı aylık rutin hekim kontrolünde yapılacak basit bir polisaj (parlatma) işlemiyle dolgu ilk günkü parlaklığına saniyeler içinde yeniden kavuşturulur.

İleri Derece Enfeksiyonlarda Kanal Tedavisi Gerekli midir?

Eğer bir dişteki çürük çok uzun süre ihmal edilmişse, asit üreten bakteriler sert mine ve dentin tabakalarını tamamen eriterek dişin en iç kısmında yer alan vasküler sinir paketine (pulpa odasına) kadar ulaşır. Bu aşamada artık sadece yüzeyi estetik dolgu ile kapatmak dişi kurtarmaya yetmez; çünkü enfeksiyon canlı sinir ağını sarmıştır.

Bu gibi ileri klinik tablolarda, dişi çekimden kurtarmak için öncelikle kapsamlı bir kanal tedavisi prosedürünün uygulanması bir zorunluluktur. Kanal tedavisinde dişin içindeki enfekte sinirler mikroskopik feillerle temizlenir, kanallar tamamen dezenfekte edilir ve biokompatibel malzemelerle kök ucuna kadar sızdırmaz şekilde doldurulur. Sinirleri temizlenen ve biyolojik olarak stabilize edilen bu diş, daha sonra üzerine uygulanacak üstün kenar uyumlu estetik dolgularla tamamen kapatılarak ağızda fonksiyonel olarak ömür boyu hizmet etmeye devam edebilir.

Tedavi Sonrasında Evde Ağız Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Klinikten kusursuz ve tamamen görünmez dolgularınızla ayrıldıktan sonra, bu estetik ve fonksiyonel sonucu uzun yıllar korumak tamamen sizin evdeki hijyen kararlılığınıza bağlıdır. Estetik dolgulu dişler ek bir koruma gerektirmese de şu temel kurallara dikkat edilmelidir:

  • Dişlerinizi günde en az iki kez, iki dakika boyunca, dolgu yüzeylerini çizebilecek aşırı aşındırıcı (granüllü) macunlar yerine, kaliteli jel diş macunları ve yumuşak kıllı fırçalarla fırçalayın.
  • Dolgunun doğal dişle birleştiği dar arayüz nşlerinde bakteri plağı birikmesini ve yeni bir sinsi çürük oluşmasını önlemek için her gün düzenli olarak diş ipi kullanın.
  • Ön dişlerle çok sert kabuklu yemişleri kırma, ambalaj açma, tırnak yeme veya kalem arkası ısırma gibi dolgu malzemesinde mikro çatlaklar veya ani kırılmalar yaratabilecek kötü mekanik alışkanlıklardan kesinlikle uzak durun.
  • Çay, kahve veya sigara gibi renklendirici ajanların tüketiminin hemen ardından ağzınızı en azından temiz bir suyla çalkalayarak dolgu kenarlarındaki cilanın ömrünü uzatın.

Altı Aylık Rutin Kontroller Neden İhmal Edilmemelidir?

Evde ne kadar harika bir fırçalama rutini uygularsanız uygulayın, tükürük mineralleri zamanla dişlerin arka yüzeylerinde ve dolgu sınırlarında sertleşerek tartar (diş taşı) tabakaları oluşturabilir. Bu sertleşmiş plaklar, dolguların mikroskobik bitiş çizgilerine yerleşerek sinsi diş eti çekilmelerine zemin hazırlayabilir.

Bu nedenle, her altı ayda bir düzenli hekim muayenesine gitmek kalıcı bir güvencedir. Kontroller sırasında hekim, estetik dolguların normal dolgulardan farkı olan hassas kenar bütünlüğünü büyüteçli gözlüklerle inceler, dolgunun kapanış dengesini kontrol eder ve gerekirse dolguyu yeniden cilalayarak ömrünü uzatır. Böylece olası bir sızıntı veya aşınma riski henüz başlangıç aşamasındayken tamamen bloke edilir.

Estetik Restorasyonların Başarısını Etkileyen Risk Faktörleri Nelerdir?

Görünmez dolgu uygulamalarının klinik başarı oranı modern dünyada %95'in üzerinde gösterilse de, bazı spesifik kullanıcı hataları veya kontrolsüz biyolojik durumlar restorasyonun ömrünü kısaltabilir. En büyük risk faktörlerinden biri, hastada ileri derece bruksizm (gece diş sıkma ve gıcırdatma) hastalığının bulunmasıdır.

Eğer hasta geceleri dişlerini yüksek bir kuvvetle sıkıyorsa ve tedavi sonrasında hekimin hazırladığı koruyucu gece plağını düzenli kullanmıyorsa, oluşan devasa yatay kuvvetler kompozit malzemenin mikro düzeyde çatlamasına veya yapıştırma bağlarının esnemesine neden olabilir. Ayrıca, sistemik şeker hastalığı (diabetes) olan veya tükürük akış hızı çok düşük olan bireylerde yeni çürük riski yüksek olduğundan, dolgu kenarları daha sıkı takip edilmelidir. Başarılı bir sonuç için hekimin hassas klinik çalışması ile hastanın koruyucu ev bakımı bir bütün halinde çalışmalıdır.

Hekim Profili

Dt. İrem ÇETINBAK GÜVENÇ

Medikal İnceleme

Dt. İrem ÇETINBAK GÜVENÇ

Diş Hekimi

Profili Gör

Yayınlanma: 04.11.2025 · Güncelleme: 30.06.2026

Kurumsal doğrulama: Hospitadent Tıbbi Yayın Kurulu

Bu içerik, medikal doğruluk, güncellik ve hasta bilgilendirme standartları açısından Hospitadent Tıbbi Yayın Kurulu yaklaşımına göre değerlendirilmiştir.

Ödüllerimiz

Tümünü Gör ›

2019 – 2020

Sağlık Turizmi Birincisi

Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, 2019 ve 2020 yıllarında Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Hizmet İhracatçıları araştırmasında Dental Sağlık Hizmetleri kategorisinde sağlık turizmi birincisi olmuştur. Hospitadent aynı araştırmada, sağlık kuruluşları arasında ise 2019 yılında 15. sırada 2020 yılında ise 10. sırada yer almıştır. Koşulsuz müşteri memnuniyeti ile çalışan Hospitadent, ağız ve diş tedavilerinde yurt dışından en çok hasta alan sağlık kuruluşu konumundadır.

2013

TEMOS International Quality Certificate

Yurt dışından gelen hastaları yurt dışı departmanları rehberliğinde hiçbir dil sıkıntısı yaşamadan ağırlayan Hospitadent, konaklama imkânı, şehir ve boğaz turları, rehberlik hizmetleri, tedavi ve ilaç gibi birçok konuda destek vererek hasta memnuniyetini maksimum seviyeye çıkarmaktadır. Türk ve yabancı hasta ayrımı yapmadan standart kalite anlayışını uluslararası platforma taşımayı hedefleyen Hospitadent, 2013 yılında "Made in Germany" kalite mührüne dayanarak uluslararası hasta hizmetleri kalitesini dünya çapında değerlendiren ve sertifikalayan kurum Temos'tan "Ağız ve Diş Sağlığı Bakımında Uluslararası Kalite" sertifikası almıştır.

2020

Turquality Marka Destek Programı

16 yıldır yürürlükte olan Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması, Türk malı imajının yerleştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla oluşturulan Turquality Marka Destek Programı'na girmeye hak kazanan Dental Group Hospitadent, markalaşma yolunda önemli bir adım atarak ön plana çıkmıştır. Sağlık alanında sadece beş hastanenin yer aldığı bu programa katılan ilk dental sağlık grubu olmak, kaliteli bir imaj oluşturmanın yanı sıra yüksek standartlarımızı da gözler önüne sermektedir.

2018

Stevie Awards – Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri

Dünyada kabul görmüş başarılı kuruluşları ve yöneticileri ödüllendiren Stevie Awards, dünyanın tek uluslararası iş ödülleri programıdır. Hospitadent, 2018'de dünyanın en başarılı şirketlerinin ödüllendirildiği Stevie Awards'ta "Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri Ödülü"nü alarak Türkiye'de Stevie Awards kazanan ilk hastane oldu. Smiling Center, Dijital Gülüş Tasarımı ve Dental SPA gibi uygulamalar bu ödülün kazanılmasında önemli rol oynadı.

2019 – 2020

Hizmet İhracatçıları Birliği Ödülü

Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Türkiye ekonomisinin yükselen değerlerini onurlandırdığı Hizmet İhracatı Şampiyonları değerlendirmesinde ülke ekonomisine sağladığı katkılar nedeniyle başarı belgesi almaya hak kazandı. Genel sağlık kuruluşları arasında 2019'da 15., 2020'de ise 10. sırada yer alan Hospitadent, koşulsuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla ağız ve diş tedavilerinde liderliğini sürdürüyor.

2021

Great Place To Work® Certified

Çalışanlarımız tarafından doldurulan Great Place To Work anketinin sonuçlarına göre GPTW Türkiye'nin yaptığı değerlendirmede Hospitadent, "Great Place To Work® Certified" şirketi unvanını aldı. En iyi kurum kültürü sertifikasına sahip ilk ve tek diş hastanesi olarak Hospitadent, daha birçok başarıya emin adımlarla ilerlemektedir.