Ağız ve diş sağlığının sürdürülebilmesinde dişleri çevreleyen sert ve yumuşak dokuların biyolojik dengesi temel belirleyicidir ve sağlıklı diş etleri olmaksızın en kusursuz diş diziliminin bile uzun vadede ağızda fonksiyonel kalması mümkün değildir. Periodontal dokular, diş köklerini çene kemiğine bağlayan periodontal ligament lifleri, kemik yuvası olan alveol kemiği ve tüm bu yapıyı bir örtü gibi sararak dış ortamdaki mikrobiyal tehditlere karşı bariyer oluşturan diş eti epitelinden meydana gelir. Çiğneme sırasında oluşan tonlarca mekanik kuvvet, bu destek doku ağı sayesinde kemiğe dengeli şekilde dağıtılır ve dişlerin stabilitesi korunur. Ancak ağız boşluğundaki bakteri plağı yeterince temizlenmediğinde patojen mikroorganizmalar diş eti oluğuna yerleşerek kronik bir inflamasyon süreci başlatır. Çoğu zaman ağrısız seyreden bu biyolojik tahribat, erken evrede fark edilmediğinde kemik erimesine ve geri dönüşsüz diş kayıplarına yol açabilir. Bireylerin yalnızca dişlerin beyazlığına ve çürük varlığına odaklanması, periodontal dokularda sinsice ilerleyen yıkımların gözden kaçmasına zemin hazırlar. Oysa diş eti sınırındaki en küçük renk ve kıvam değişikliği, sistemik sağlığı dahi tehdit edebilecek bir enfeksiyon odağının habercisi olabilir. Ağız hijyeni alışkanlıklarının doğru tekniklerle yapılandırılması, periodontal dokuların anatomik özelliklerinin anlaşılması ve düzenli profesyonel kontrollerin aksatılmaması, yaşam boyu estetik ve güçlü bir çiğneme mekanizmasına sahip olmanın en temel gerekliliğidir.
Sağlıklı Diş Etleri Nasıl Anlaşılır ve Belirtileri Nelerdir?
Periodontolojide dokunun biyolojik sıhhati, klinik muayenede gözlemlenen renk, kıvam, yüzey yapısı ve kanama parametreleriyle net biçimde ortaya konur. Doğal koşullarda sağlıklı diş etleri soluk gül pembesi (mercan pembesi) tonundadır; melanin pigmentasyonuna bağlı olarak esmer bireylerde fizyolojik kahverengi tonlar görülebilse de dokuda kızarıklık veya morarma bulunmaz. Doku dişi sıkı bir manşet gibi sarar, kenarları bıçak sırtı şeklinde incelerek diş yüzeyine pürüzsüzce oturur.
Kıvam açısından incelendiğinde doku son derece sıkı ve elastiktir; parmakla ya da periodontal sond ile hafifçe bastırıldığında ödemli bir çökme oluşmaz, hemen eski formuna döner. Yüzeyinde portakal kabuğu görünümünü andıran minik pürtüklü noktalanmalar (stippling) bulunur ve bu durum bağ dokusu liflerinin kemiğe güçlü tutunduğunu gösterir. En kritik klinik gösterge ise mekanik temasta kanamanın olmamasıdır; fırçalama veya diş ipi kullanımı sırasında sağlıklı dokularda kan görülmez.
Periodontal Dokuların Anatomik Katmanları Nelerden Oluşur?
Marjinal (Serbest) Diş Eti
Dişin boyun bölgesini bir yaka gibi çevreleyen, yaklaşık 1-2 milimetre genişliğindeki serbest kenardır; diş yüzeyine doğrudan yapışık olmayıp serbest diş eti oluğunu sınırlar.
Yapışık Diş Eti Tabakası
Marjinal sınırın altından başlayarak alveol mukozasına kadar uzanan, altındaki periost ve çene kemiğine kollajen lif demetleriyle sımsıkı tutunmuş keratinize koruyucu dokudur.
İnterdental Papil (Dişler Arası Bölge)
Komşu iki dişin temas noktasının hemen altındaki üçgen anatomik boşluğu tam olarak dolduran, gıda artıklarının diş aralarına kaçmasını engelleyen doku çıkıntısıdır.
Diş Eti Problemleri Erken Dönemde Nasıl Fark Edilir?
Periodontal hastalıkların en tehlikeli yönü, başlangıç ve orta evrelerinde şiddetli ağrı oluşturmamasıdır. Hastalar ağrı duymadıkları için dokudaki yıkımı fark edemez ve hekime başvurmakta gecikirler. Oysa erken dönemde doku, dikkatli bir gözlemle kolayca saptanabilen ince uyarı sinyalleri verir. Fırçalama esnasında lavaboya tükürürken görülen pembe köpük veya elma gibi sert bir meyve ısırıldığında oluşan kan izi, doku kapillerlerindeki iltihabi geçirgenliğin ilk kanıtıdır.
Enflamasyonun başlamasıyla birlikte diş etinin mercan pembesi rengi parlak kırmızıya veya koyu eflatuna döner. Portakal kabuğu pürtüklülüğü kaybolur ve doku ödem toplayarak parlak, şişkin ve düz bir hal alır. Diş eti kenarlarında hissedilen kaşıntı hissi, hafif dolgunluk ve sabahları ağızda oluşan metalik tat, bakteriyel biyofilmin subgingival alana sızdığını açıkça gösterir.
Sağlıklı Diş Etleri İçin Günlük Bakım Rutini Nasıl Olmalı?
Bakteriyel plağın mekanik olarak uzaklaştırılması, periodontal sağlığın korunmasındaki birincil faktördür. Plak, ağız içindeki tükürük proteinleri ve mikroorganizmaların birleşmesiyle diş yüzeyinde her birkaç saatte bir yeniden oluşur. Günde en az iki defa, florürlü bir diş macunu ve yumuşak kıllı bir fırça yardımıyla diş eti çizgisine odaklanılarak en az iki dakika boyunca temizlik yapılmalıdır. Sert kıllı fırçalar dokuda mikrotravmalara yol açacağından tercih edilmemelidir.
Diş fırçası dişlerin temas ettiği arayüzlere ulaşamaz; oysa periodontal yıkımların büyük bölümü bu dar arayüz papillerinden başlar. Bu nedenle her gece yatmadan önce diş ipi veya diş aralığının genişliğine uygun arayüz fırçaları kullanılmalıdır. Mekanik temizliğe ek olarak hekim tavsiyesiyle kullanılan klorheksidin içermeyen florürlü gargaralar bakteri yükünü azaltarak günlük hijyeni güçlendirir.
Sağlıklı Diş Etleri İçin Doğru Fırçalama Teknikleri Nelerdir?
Fırçalama sırasında sert ve bastırarak yapılan hareketler diş etlerine zarar verebilir. Bunun yerine küçük, dairesel ve süpürme hareketleri tercih edilmelidir. Her diş bölgesine yeterli süre ayrılması, plakların etkin şekilde uzaklaştırılmasını sağlar. Özellikle arka dişlerin iç yüzeyleri çoğu zaman ihmal edildiği için bu alanlara ekstra dikkat edilmelidir.
- Fırçayı Doğru Açıyla Yerleştirmek: Diş fırçasının kılları diş eti çizgisine 45 derecelik açıyla, kılların uçları diş eti oluğuna hafifçe bakacak şekilde konumlandırılmalıdır.
- Dairesel ve Süpürme Hareketi: Fırçaya aşırı baskı uygulamadan, diş etinden dişe doğru kısa dairesel titreşimler ve süpürme manevraları uygulanmalıdır.
- Tüm Yüzeyleri Sırayla Temizlemek: Ön yüzeyler tamamlandıktan sonra arka azıların dil ve damak tarafına bakan iç yüzeyleri ile çiğneme olukları atlanmamalıdır.
- Arayüz İpi ile C Şeklinde Sarma: Diş ipi diş arasına sertçe bastırılmadan geçirilmeli, dişin yan yüzeyine C harfi gibi yaslanarak yukarı doğru kaydırılmalıdır.
- Dil Yüzeyini Fırçalamak: Dil sırtındaki kriptalarda biriken anaerobik bakteri tabakası özel bir dil temizleyici veya fırça yardımıyla nazikçe kazınmalıdır.
Diş Eti Kanaması Ne Zaman Ciddiye Alınmalıdır?
Toplumda fırçalarken diş etinin kanaması sıklıkla sert fırçalamaya bağlanarak normal bir durummuş gibi algılanır. Oysa sağlıklı bir diş eti ne kadar sert fırçalanırsa fırçalansın kolay kolay kanamaz. Kanamanın varlığı, diş eti oluğunda mikro düzeyde ülserasyonların açıldığını, kılcal damarların genişleyip kırılganlaştığını ve bölgede hücresel bir bağışıklık savaşı verildiğini belgeler. Tekrarlayan her kanama ciddiye alınması gereken patolojik bir bulgudur.
Kanama şikayeti başladığında fırçalamayı bırakmak yapılan en büyük klinik hatadır; fırçalama kesildiğinde plak birikimi katlanarak artar ve iltihap daha da derinleşir. Kendiliğinden başlayan, geceleri yastığa kan sızmasına yol açan veya çiğneme esnasında sürekli tekrarlayan kanamalar, basit bir gingivitis tablosunun kemik yıkımıyla seyreden periodontitise dönüştüğünü işaret edebilir.
Diş Eti Dokusunun Sağlıklı ve Hastalıklı Durumlarının Karşılaştırması
Periodontal dokularda meydana gelen patolojik dönüşümler erken evrede tespit edildiğinde tamamen geri döndürülebilir. Aşağıdaki tabloda sağlıklı doku ile iltihaplı dokuların klinik ve biyolojik özellikleri karşılaştırmalı olarak özetlenmiştir:
|
Klinik Parametre |
Sağlıklı Diş Eti |
Gingivitis (Erken İltihap) |
Periodontitis (İleri Evre) |
|
Doku Rengi |
Açık gül pembesi (mercan) |
Parlak kırmızı, kızarık kenarlar |
Koyu morumsu kırmızı, siyanotik |
|
Doku Kıvamı ve Yüzeyi |
Sıkı, elastik, portakal kabuğu pürtüklü |
Ödemli, yumuşak, pürtüksüz ve parlak |
Gevşek, çekilmiş, spongiyöz yapı |
|
Kanama Durumu |
Mekanik temasla kanama görülmez |
Fırçalama ve diş ipinde kanama var |
Spontan (kendiliğinden) kanama |
|
Sondalama Derinliği |
1 - 3 mm (Fizyolojik oluk) |
1 - 3 mm (Yalancı cep oluşabilir) |
4 mm ve üzeri gerçek patolojik cep |
|
Alveol Kemiği Durumu |
Tamamen sağlam, kemik kaybı yok |
Kemik sağlam, tutunma kaybı yok |
Kemikte erime ve diş mobilitesi var |
Diş Eti Hastalıklarının En Sık Nedenleri Nelerdir?
Enfeksiyonun temel tetikleyicisi mikrobiyal dental plaktır; ancak bireyin genetik yatkınlığı, bağışıklık yanıtı ve çevresel faktörler tablonun hızını belirler. Tütün ve sigara kullanımı periodontal dokuların en büyük düşmanıdır. Nikotin, dokudaki kılcal damarları daraltarak (vazokonstrüksiyon) kanlanmayı bozar; bu durum vücudun enfeksiyonla savaşmasını engellerken aynı zamanda kanama belirtisini maskeleyerek hastalığın gizlice ilerlemesine neden olur.
Hormonal dalgalanmalar da diş etinin damarsal yapısını hassaslaştırır. Ergenlik, hamilelik ve menopoz dönemlerinde kanda yükselen östrojen ve progesteron, diş eti oluğundaki damar geçirgenliğini artırarak plak varlığına karşı abartılı iltihabi reaksiyonlar üretir. Kontrolsüz diyabet hastalarında kanda yükselen glikoz tükürüğe geçerek bakteri üremesini hızlandırır ve doku iyileşmesini geciktirerek ağır periodontal kayıplara yol açar.
Diş Taşı Oluşumu Diş Etlerini Nasıl Etkiler?
Yumuşak bakteri plağı 24 ila 48 saat içinde fırçalanarak uzaklaştırılmadığında, tükürükteki kalsiyum ve fosfat tuzlarını emerek kristalleşir ve sert bir kalkülüs tabakasına (tartar) dönüşür. Diş taşlarının pürüzlü dış yüzeyi, yeni bakterilerin tutunması için ideal bir mikro yaşam alanı oluşturur. Diş eti sınırının altına inen subgingival diş taşları, mekanik bir çivi gibi diş etini sürekli tahriş ederek kronik bir inflamasyon alanı yaratır.
Bu aşamada evde yapılan fırçalama işlemleri mineralize olmuş taşları sökmeye yetmez. Klinik ortamda özel ultrasonik cihazlar ve el aletleriyle uygulanan Diş Taşı Temizliği prosedürü, diş yüzeylerini pürüzsüzleştirerek dokunun yeniden dişe sıkıca yapışmasını sağlar. Taşların temizlenmemesi periodontal ligament liflerinin kopmasına ve patolojik ceplerin derinleşmesine neden olur.
Diş Eti Çekilmesi Neden Olur ve Nasıl Önlenir?
Agresif ve Hatalı Fırçalama Travması
Sert kıllı diş fırçalarıyla yatay ve aşırı bastırarak fırçalamak, ince diş eti biyotipinde dokunun mekanik olarak aşınmasına ve kök yüzeylerinin açığa çıkmasına yol açar.
Periodontal Cepler ve Kemik Erimesi
Bakteriyel enfeksiyon diş kökünü çevreleyen kemiği erittikçe, kemiği takip eden diş eti dokusu da biyolojik sınırını korumak için aşağıya doğru çekilir.
Bruksizm (Diş Sıkma ve Gıcırdatma)
Gece istemsizce uygulanan aşırı oklüzal yükler, dişin boyun bölgesinde mikro bükülmeler (abraksiyon) yaratarak diş eti çekilmesini ve kök hassasiyetini hızlandırır.
Gingivitis ile Periodontitis Arasındaki Klinik Farklar Nelerdir?
Periodontal hastalıklar temelde iki ana evrede incelenir. İlk evre olan Diş Eti İltihabı yani gingivitis, inflamasyonun yalnızca yüzeyel yumuşak dokuyla sınırlı kaldığı tablodur. Bu aşamada diş eti kızarık, şiş ve kanamalıdır; ancak altındaki alveol kemiğinde veya bağ dokusu liflerinde henüz herhangi bir kayıp gerçekleşmemiştir. Profesyonel temizlik ve iyi bir ağız bakımıyla gingivitis yüzde yüz iyileşir.
Gingivitis tedavi edilmediğinde enfeksiyon derin dokulara sızarak periodontitise dönüşür. Periodontitiste diş ile diş eti arasında derin patolojik cepler açılır, bakteriler bu ceplerde anaerobik olarak çoğalır ve kemiği eriten enzimler salgılar. Kemik desteğini kaybeden dişler sallanmaya başlar, araları açılır ve geri dönüşsüz tutunma kayıpları oluşur. Bu aşamada artık kemiği tamamen geri getirmek değil, mevcut durumu durdurmak hedeflenir.
Sağlıklı Diş Etleri İçin Erken Müdahalenin Önemi Nedir?
Erken dönemde yapılan profesyonel temizlik, doğru ağız bakım alışkanlıklarının kazandırılması ve düzenli takip ile diş eti hastalıklarının ilerlemesi büyük ölçüde engellenebilir. Bu yaklaşım, uzun vadede diş kayıplarının önüne geçilmesini sağlar. Başlangıç aşamasındaki diş eti iltihapları çoğu zaman ağrısızdır ve yalnızca hafif kanama ile kendini gösterir.
Bu belirtiler ciddiye alınmadığında diş eti çekilmesi ve kemik kaybı gibi daha ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu aşamada tedavi yalnızca temizlikle sınırlı kalmaz ve ileri cerrahi işlemler gerekebilir. Bu sebeple dokudaki kanama ve ödem fark edildiği anda zaman kaybetmeden periodontal değerlendirme yapılmalıdır.
Diş Eti İltihabı Sistemik Sağlığı Nasıl Tehdit Eder?
- Ateroskleroz ve Kalp Krizi Riski: Diş eti cebindeki patojen bakteriler kan dolaşımına karışarak damar duvarlarında plak oluşumunu ve pıhtılaşma riskini artırır.
- Diyabet Yönetiminin Bozulması: Kronik periodontal enfeksiyon vücuttaki sistemik inflamatuar mediyatörleri (TNF-alfa, IL-6) yükselterek insülin direncini derinleştirir.
- Gebelikte Erken Doğum ve Düşük Doğum Ağırlığı: Dolaşıma geçen bakteriyel toksinler amniyotik sıvıda prostaglandin üretimini tetikleyerek erken rahim kasılmalarını başlatabilir.
- Aspirasyon Pnömonisi: Ağız florasında yoğunlaşan patojenlerin solunum yollarına mikro düzeyde aspire edilmesi özellikle yaşlı bireylerde akciğer enfeksiyonlarına yol açar.
- Romatoid Artrit Şiddeti: Porphyromonas gingivalis bakterisinin ürettiği enzimler eklem dokularında otoimmün yanıtları alevlendirerek eklem ağrılarını artırabilir.
Sağlıklı Diş Etleri İçin Beslenme Alışkanlıkları Nasıl Olmalıdır?
Periodontal dokuların bağışıklık direncini artırmak ve kollajen yapısını korumak adına tüketilen gıdaların kalitesi büyük önem taşır. Kollajen sentezinin temel taşı olan C vitamini, kılcal damar geçirgenliğini azaltarak dokuyu kanamalara karşı korur; yetersizliğinde skorbüt benzeri ağır diş eti kanamaları gelişir. A vitamini epitel dokunun bütünlüğünü desteklerken, D vitamini ve kalsiyum alveol kemiğinin mineral yoğunluğunu muhafaza eder.
Havuç, elma ve kereviz gibi lifli sert sebzelerin çiğnenmesi mekanik temizliğe destek olurken tükürük salgısını artırır. Bol su tüketimi ağız içindeki asidik artıkları seyrelterek bakteriyel tutunmayı zorlaştırır. Rafine şekerden, yapışkan karbonhidratlardan ve gazlı içeceklerden uzak durmak biyofilmin asit üretme kapasitesini baskılar.
Klinik Ortamda Diş Eti Tedavisi Nasıl Planlanır?
Periodontal haritalandırma sonrasında hastanın klinik tablosuna göre kişiselleştirilmiş bir tedavi protokolü çizilir. Başlangıç evresindeki vakalarda diş taşlarının temizlenmesi yeterli olurken, derin ceplerin bulunduğu periodontitis olgularında kök yüzeyi düzleştirmesi (küretaj) işlemlerini içeren kapsamlı Diş Eti Tedavisi uygulanır. Lokal anestezi altında yapılan bu işlemde diş eti cebinin içine girilerek enfekte granülasyon dokuları ve kök yüzeyindeki toksinler kazınır.
İleri kemik kaybı bulunan sahalarda ise açık flep operasyonları yapılarak diş eti cerrahi olarak aralanır, kemik içi defektlere kemik greftleri (kemik tozu) ve membran bariyerleri yerleştirilerek yeni kemik oluşumu uyarılır. Tedavinin başarısı operasyon sonrası hekim kontrollerine ve hastanın evde sürdüreceği titiz hijyen disiplinine doğrudan bağlıdır.
Diş Kayıpları Sonrasında İmplant ve Protez Çözümleri
Tedavi edilmeyen ileri evre periodontitis vakalarında dişler kemik desteğini tamamen kaybederek sallanır ve çekilmek zorunda kalınır. Çekilen dişlerin ardından ağızda oluşan boşluklar komşu dişlerin devrilmesine ve çiğneme dengesinin bozulmasına neden olur. Çiğneme fonksiyonunu ve estetiği yeniden kazandırmada en fizyolojik ve uzun ömürlü yöntem cerrahi implant uygulamalarıdır.
Çene kemiğine yerleştirilen titanyum köklerin sağlıklı şekilde kemikle kaynaşabilmesi ve ömür boyu ağızda kalabilmesi için operasyon öncesinde tüm periodontal enfeksiyonların bütünüyle kurutulmuş olması şarttır. İmplant çevresindeki diş eti dokusunun sıkı ve keratinize bir bant oluşturması, peri-implantitis adı verilen implant çevresi kemik erimesi riskini önleyen en kritik biyolojik kalkandır.
Periodontal Sağlığı Korumak İçin Rutin Kontrol Takvimi
Altı Aylık Standart Profesyonel Muayeneler
Herhangi bir ağrı veya şikayet bulunmasa dahi altı ayda bir yapılan kontrollerde cep derinlikleri ölçülür, gizli taşlar temizlenir ve dokunun biyolojik yanıtı denetlenir.
Yüksek Riskli Bireylerde Üç Aylık İdame Protokolü
Diyabet hastaları, yoğun sigara içenler veya geçmişinde agresif periodontitis öyküsü olan bireylerde nüksleri önlemek adına üç ayda bir periyodik periodontal bakım uygulanmalıdır.
Radyografik Takip ve Kemik Seviyesi Analizi
Rutin kontrollerde alınan dijital panoramik ve periapikal röntgenlerle alveol kemiğinin tepe noktaları incelenerek gözle görülmeyen kemik çekilmeleri erkenden saptanır.
Hekim Profili
Bu içerik, medikal doğruluk, güncellik ve hasta bilgilendirme standartları açısından Hospitadent Tıbbi Yayın Kurulu yaklaşımına göre değerlendirilmiştir.
Ödüllerimiz
Tümünü Gör ›2019 – 2020
Sağlık Turizmi Birincisi
Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, 2019 ve 2020 yıllarında Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Hizmet İhracatçıları araştırmasında Dental Sağlık Hizmetleri kategorisinde sağlık turizmi birincisi olmuştur. Hospitadent aynı araştırmada, sağlık kuruluşları arasında ise 2019 yılında 15. sırada 2020 yılında ise 10. sırada yer almıştır. Koşulsuz müşteri memnuniyeti ile çalışan Hospitadent, ağız ve diş tedavilerinde yurt dışından en çok hasta alan sağlık kuruluşu konumundadır.
2013
TEMOS International Quality Certificate
Yurt dışından gelen hastaları yurt dışı departmanları rehberliğinde hiçbir dil sıkıntısı yaşamadan ağırlayan Hospitadent, konaklama imkânı, şehir ve boğaz turları, rehberlik hizmetleri, tedavi ve ilaç gibi birçok konuda destek vererek hasta memnuniyetini maksimum seviyeye çıkarmaktadır. Türk ve yabancı hasta ayrımı yapmadan standart kalite anlayışını uluslararası platforma taşımayı hedefleyen Hospitadent, 2013 yılında "Made in Germany" kalite mührüne dayanarak uluslararası hasta hizmetleri kalitesini dünya çapında değerlendiren ve sertifikalayan kurum Temos'tan "Ağız ve Diş Sağlığı Bakımında Uluslararası Kalite" sertifikası almıştır.
2020
Turquality Marka Destek Programı
16 yıldır yürürlükte olan Türk ürünlerinin yurt dışında markalaşması, Türk malı imajının yerleştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla oluşturulan Turquality Marka Destek Programı'na girmeye hak kazanan Dental Group Hospitadent, markalaşma yolunda önemli bir adım atarak ön plana çıkmıştır. Sağlık alanında sadece beş hastanenin yer aldığı bu programa katılan ilk dental sağlık grubu olmak, kaliteli bir imaj oluşturmanın yanı sıra yüksek standartlarımızı da gözler önüne sermektedir.
2018
Stevie Awards – Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri
Dünyada kabul görmüş başarılı kuruluşları ve yöneticileri ödüllendiren Stevie Awards, dünyanın tek uluslararası iş ödülleri programıdır. Hospitadent, 2018'de dünyanın en başarılı şirketlerinin ödüllendirildiği Stevie Awards'ta "Yılın En Yenilikçi Müşteri Hizmetleri Ödülü"nü alarak Türkiye'de Stevie Awards kazanan ilk hastane oldu. Smiling Center, Dijital Gülüş Tasarımı ve Dental SPA gibi uygulamalar bu ödülün kazanılmasında önemli rol oynadı.
2019 – 2020
Hizmet İhracatçıları Birliği Ödülü
Kurulduğundan bu yana sağlık turizmi ile dünyanın dört bir yanından gelen hastalara ağız ve diş sağlığı sunan Hospitadent, Hizmet İhracatçıları Birliği'nin Türkiye ekonomisinin yükselen değerlerini onurlandırdığı Hizmet İhracatı Şampiyonları değerlendirmesinde ülke ekonomisine sağladığı katkılar nedeniyle başarı belgesi almaya hak kazandı. Genel sağlık kuruluşları arasında 2019'da 15., 2020'de ise 10. sırada yer alan Hospitadent, koşulsuz müşteri memnuniyeti anlayışıyla ağız ve diş tedavilerinde liderliğini sürdürüyor.
2021
Great Place To Work® Certified
Çalışanlarımız tarafından doldurulan Great Place To Work anketinin sonuçlarına göre GPTW Türkiye'nin yaptığı değerlendirmede Hospitadent, "Great Place To Work® Certified" şirketi unvanını aldı. En iyi kurum kültürü sertifikasına sahip ilk ve tek diş hastanesi olarak Hospitadent, daha birçok başarıya emin adımlarla ilerlemektedir.
